NİHAT GENÇ... DELİKANLI GİBİ YAŞADI DELİKANLI GİBİ ÖLDÜ
Ben Nihat Genç’i tanıdığımda Nihat Genç bu ülkede tanınan biri değildi.
O zamanlar da Nihat Genç, bir deli fişekti.
Deli divaneydi. Patlamaya hazır bir bombaydı. İsyankâr bir küskündü. Neşeli bir isyankârdı. Bir acayip adamdı.
“ÇETE” dergisini çıkarmıştı Hakan Albayrak’la birlikte.
Nasıl da sevmiştik bu ele avuca sığmaz tekinsiz yayını.
Hepimiz Nihat Genç’ten “büyük bir patlama” bekliyorduk.
Bir kitap yazacaktı. Bir roman.
Ve bu roman, bir büyük birikimin patlaması olacaktı.
Çok geçmeden o eser çıktı ortaya:
“Dün Korkusu” isimli bir roman.
Tam da beklendiği gibiydi:
Bir patlama romanı. Ikınmadan yazılmış, sular seller gibi giden, zehir zemberek bir roman.
“Dün Korkusu” romanını çok sevmiştik. “İşte tam Nihat Genç romanı” demiştik.
Ben Nihat Genç’i ilk tanıdığımda onun hakkında herkes “Delikanlı adamdır” derdi.
Aradan yıllar geçti.
Nihat Genç de bu zaman içinde farklı yollara girdi.
Ama şurası nettir:
Hangi yola girerse girsin, hangi dünya görüşünü savunursa savunsun, hangi ideolojik kutupta yer alırsa alsın, hangi mecrada söz söylerse söylesin...
Nihat Genç, hep bir delikanlı gibi yaşadı ve bir delikanlı gibi öldü.
Allan rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.😔