Geçmişin tatlı sesi, bugünün diliyle: Otto Bite
Dekorasyonu çok farklı. Her şey hem çok tanıdık hem de farklı. Anadolu tatlıları Otto Bite’ta çağdaş pastacılık teknikleriyle unutulmaz lezzetlere dönüşüyor. Helva merkezde olsa da baklava da unutulmamış, sütlaç da... Dünyanın her yerinde bağımlılık yaratabilecek bir konsept oluşturulmuş.
Geçen hafta kaleme aldığım Natolia’nın kardeş mekânından bahsedeceğim size bugün: Otto Bite. Natolia’nın alt katında ama aynı zamanda ayrı bir girişi de bulunan Otto Bite’ın müthiş şık dekorasyonu ilk bakışta dikkat çeken yanı olsa da oturduğunuz an etkileyici vizyonunu çözmeye çalışırken buluyorsunuz kendinizi. Çünkü burada her şey hem çok tanıdık hem de çok farklı. Otto Bite’ın ‘ulvi amacı’ Anadolu’nun derin tatlı mirasını çağdaş pastacılıkla birleştirerek, sade ama unutulmaz lezzetlere dönüştürmek. Malum, tatlı Anadolu mutfağında yalnızca bir damak tatlandırıcı değil bir hafıza biçimidir. Kimi zaman bir düğün yemeğinden sonra, kimi zaman bir vedanın ardından; hemen her tatlı kolektif bir hafıza taşır. Özellikle de helvalar... Otto Bite’ın çıkış noktası helva çeşitleri olmuş, nitekim aslında mekânın da tam ismi ‘Otto Bite Turkish Halvah Cafe’. Menü hazırlanırken helva çeşitleri merkeze konsa da baklava yufkasının çıtırtısı, kömbedeki baharatın kokusu, sütlacın çocuksu huzuru göz ardı edilmemiş.