‘DİJİTAL DADI’YA TESLİM ETMEYİN
1- Yetişkinler kendi yaşamlarına ve işlerine daha fazla zaman ayırabilmek için çocukların eline “dijital dadılar” denilen bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi elektronik oyuncakları tutuşturma kolaycılığına başvuruyor. Çocukları eğlendiren ve meşgul eden bu elektronik robotlar, onların gelişimini olumsuz etkiliyor.
2- Çocuklar artık teknolojiyi kendilerinin bir uzantısı olarak görmeye başladı. İnsan yerine daha çok makine ile ilişki kurarken, hümanist değerlerden ‘posthümanizme’ doğru hızla itilir hale geldiler. Çocukların insan insana ilişkilerden çok giderek daha fazla makinelerle ilişki kurmak zorunda kalması, onların ‘hümanist’ değerler geliştirme özelliklerini zayıflatarak makinenin bir parçası haline gelmelerine yol açıyor. Günümüz koşulları çocukların fiziksel temas yerine dijital olarak birbirleriyle bağlantı kurmasını teşvik ediyor. Bu da ‘posthümanizm’in insan ve teknoloji arasındaki sınırları bulanıklaştırma idealine hizmet ediyor. Akran zorbalığının bu derece artmasında çocukların kişiler arası hümanist ilişkilerinin yeterince gelişmemesinin de etkisi var.
3- Ekran başında geçirilen zaman arttıkça aile ile birlikte yaşanan anlar da azalıyor. Bu da aile ilişkilerinin zayıflaması ve aileden kaçınma sonucunu doğuruyor. Özellikle çok küçük çocukların maruz kaldığı uzun ekran süreleri, değerli sosyal beceriler geliştirmesine yardımcı olan yüz yüze etkileşimlerini olumsuz yönde etkiliyor.
4- Sosyal medya ve diğer çevrimiçi platformlarda kendilerine hayali kimlikler yaratan çocuklar, saatlerce gerçek olmayan paralel hayatlar yaşıyor. Bu sanal kimlik gerçek hayatta sergilemedikleri davranışları göstermelerine ve bu davranışları normalleştirmelerine neden olabiliyor. Ayrıca teknoloji kullanımı arttıkça, çocuklar gerçek dünyadan uzaklaşıyor, dünya ile bağlantıları zayıflıyor.
5- Teknoloji, çocukların yüz yüze iletişim kurma becerilerini de olumsuz etkiliyor. Kurdukları sanal iletişim, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri zorluklara onları yeterince hazırlamıyor.🫣