Helal sana!
5 Temmuz Cumartesi Türk tenis tarihinin en büyük günüydü. O günü 23 yaşındaki Zeynep Sönmez yaşattı bize. Wimbledon Tenis Turnuvası’nda 3’üncü tur maçına çıktı. Oturdum maçı bekledim. Gözlerim de doldu, güldüm de kızdım da...
Yenildi Zeynep.
Ama 23 yaşında bizleri ekran karşısında duygudan duyguya soktu. Helal olsun.
Gelecek vadediyor o.
Aslında 5 Temmuz 2025 Türk tenisinin başlangıcıdır. İleride bugünü konuşacağız.
Başarıya açılan kapının kilidi ilk o gün açılmıştı diyeceğiz. Ve çok inanıyorum Zeynep Sönmez bize daha çok tarihi günler yaşatacak!
Hemen tedavi hemen
Posta Gazetesi’nden Alev Gürsoy Cimin hayatını kaybeden Nihal Candan’ın annesiyle röportaj yapmış.
Çok eleştiriliyordu Nihal-Bahar Candan kardeşler. Talihsiz günler yaşadılar. Nihal’e ağır geldi o yaşananlar ve anoreksiya hastalığına yakalanıp hayatını kaybetti. Annesi Umut Candan o röportajda “Bahar merhametli, düzgün biriyle evlenip çocuk yaparsa Nihal’i doğurmuş olur. En az dört tane doğurmasını istiyorum. Nihal bize o şekilde dönüş yapacak” demiş.
Bir annenin yaşadığı bu acıyı, içinde bulunduğu bu durumu tahmin bile edemem.
Fakat o anneye ihtiyacı olan 2 evlat daha var. Zaten psikolojisi normal olmayan bir Bahar var.
O yüzden annenin de derhal tedavi olması lazım. Böyle bir inanış olur mu yahu?
Vefat eden kızı geri gelsin diye diğer kızını evliliğe zorlamak da neymiş.
Dolandırılana kızarım
Bir dolandırıcı kendisini Azrail olarak tanıtmış ve gözüne kestirdiği birine, “vaktin doldu, istersen pazarlık yapabiliriz” demiş.
Yapmış da pazarlığı. 150 bin lirasını almış o vatandaşın.
Ben şimdi dolandırıcıya mı kızayım yoksa dolandırılana mı? Sanırım bu olayda dolandırılana kızacağım.
Nasıl inanıyor buna mesela?
Azrail’le pazarlık masasına oturabileceğini nasıl düşünüyor?
Sormuş mu acaba 150 bin lira karşılığında kaç gün, kaç ay, kaç yıl satın aldığını?
Haberin Devamı