Sen de olmamışsın
Rıza Tamer de olmamış mesela.
Adam boğazında binlerce karınca geziyormuşçasına şarkı söylüyor. O da yetmiyor acısını ballandırarak anlatıyor.
“Sokaklarda uyudum, aç kaldım” diyor.
Eski eşi şu an evli! “Onu çok seviyorum” diyor, methiyeler düzüyor ve her çıktığı yerde onu anlatıyor.
Hiç düşünmüyor onun şimdiki eşini falanı filanı.
Aslında fark etmeden mobbing yapıyor o kadına.
İşinde iyiysen, sesin iyiyse, zaten bir şekilde yolunu bulursun. Hiç gerek yok ajitasyona...
Orada olmak isterdim
İki genç bir banka otururken aynı banka oturmak isteyen yaşlı bir kadınla tartışmışlar.
Z kuşağı ile teyzemiz arasında geçen diyalog şöyle;
Teyze: Burada oturan yok değil mi?
Gençler: Yok
Teyze: Tamam. Arkadaşımı arıyorum gelsin oturacağız.
Gençler: Neden, biz oturuyoruz ama.
Sonra teyzemiz haklı olarak ‘bütün yer size mi ait’ diye soruyor. Gruptaki kız ise ‘Banklar bireyseldir. Biri otururken diğeri oturamaz’ diyor.
Ben ilk kez böyle bir şey duydum.
Banklar bireyselmiş de biri otururken başkası oturamazmış.
Konuşuyorlarmış da rahatsız edilmek istemiyorlarmış.
Git evine o zaman.
Git bir kafeye o zaman.
Yani bu gençlerin yaşlılara saygıyı öğrenmesi lazım.
Ben utandım onlar adına.