Görüşmelerde gelinen aşamada samimiyeti gördüğünü ve güvendiğini.
MİT, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan görevlendirme ile bir süredir Öcalan ile görüşmeler yürütüyordu. Süreçte DEM’in İmralı ve siyaset kurumu ile yaptığı görüşmelerde de atılacak adımların ele alındığını söyleyebiliriz. Kısacası Öcalan’ın, “Samimi görüyorum ve güveniyorum” diyerek işaret ettiği bir yol haritası. Bu yol haritası silah bırakmanın tamamlanması, örgüt mensuplarının entegrasyonu ve siyaset kurumunun karar vereceği yasal düzenlemeleri kapsıyor.
ÖCALAN İMRALI’DA YAŞAYACAK
Abdullah Öcalan’ın mesajından “Demokratik Toplum Manifestosu” hazırladığını da anlıyoruz. Bunun ayrıntıları belli ki ilerleyen günlerde ortaya çıkacak. Tartışılan ve merak edilen en önemli başlıklardan biri ise Öcalan’a bu süreçte nasıl bir özgürlük geleceği konusu. Kendisi bunun yanıtını açıklamasında, “Bu arada tüm karar metinlerinde vazgeçilmez bir şart olarak benim özgür kalma durumuma gelince; biliyorsunuz ki ben hiçbir zaman kendi özgürlüğümü bireysel bir sorun olarak görmedim. Felsefi olarak da kişi özgürlüğü toplumdan soyut olamaz. Birey özgürleştiği oranda toplum, toplum özgürleştiği oranda birey özgür olabilir” diyerek verdi. Bu ifadelerin de perde arkasına ve satır aralarına bakacak olursak;
- Öcalan’ın İmralı dışına çıkmak gibi bir talebi bulunmuyor.
- Bir anlamda kendisinin de son mesajında ifade ettiği gibi toplumun böyle bir gelişmeye hazır olmadığının da farkında.
- Toplum ilk süreçte yaşananların ardından bu kez temkinli yaklaşıyor.
- Kısacası İmralı’da yaşamını sürdüreceği belirtilen Öcalan’ın Ada’daki yaşam koşullarında bazı düzenlemelerin yapılması bekleniyor.
SİYASETİN TERÖRSÜZ TÜRKİYE MESAİSİ
- KCK, yani örgütün en tepe yönetiminin bu sürece dahil olup olmayacağı da bir süre tartışıldı. Ancak cuma günü ilk silah bırakma sırasında KCK’nın sürece öncülük ettiği görülecek.
- Bir grubun silah bırakması değil, tüm örgütün gruplar halinde, provokasyona açık hale gelmeden süratle silah bırakması hedefleniyor.
GÖZLER KOMİSYONDA
- Bu sırada gözler TBMM’de oluşturulacak komisyona çevrilecek.
Abdullah Öcalan, TBMM’de kurulacak komisyona da “Gerek TBMM ve komisyon için anlam ifade edecek, gerek kamuoyundaki şüpheleri giderecek ve sözümüzün gereğini karşılayacak şekilde silahların bırakılmasını, ilgili çevre ve kamuoyuna açık olarak temin etmeniz doğal karşılanmalıdır. Meclis’in çatısı altında bulunan DEM, diğer partilerle birlikte bu sürecin başarıya ulaşması için üzerine düşeni yapacaktır” sözleriyle değindi.
- Komisyonun yaz boyunca çalışarak, ekim ayında bazı düzenlemeleri TBMM gündemine taşıması bekleniyor.
- AK Parti, Kürt sorununun çözümü için bugüne kadar birçok adım atmıştı.
- Komisyonun öncelikli gündemi silah bırakma ve topluma entegrasyon.
- İlk etapta örgüt üyeliği ve infazlarla ilgili düzenleme üzerinde çalışılabileceği belirtiliyor.
- Hapishanelerde bulunan 5 binin üzerindeki PKK’lılardan sayıları yaklaşık 100’ü bulan yaşlı ve hastaların durumu öncelikli olarak ele alınabilir.
- İnfaz süreleri dolanların komisyon kararıyla infaz sürelerinin uzatılmaması, iyi hal gibi indirimler de masada olacaktır.
YENİ TALEP VE İSTEKLER
- Gelelim yeni talep ve isteklere... Aslında DEM Parti kaynakları, terörle mücadele ve infaz yasalarında değişiklik, kayyum sorununun çözülmesi, ana dilde eğitim, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gibi başlıkları gündeme taşıyorlar. Komisyonun infaz kanunu üzerinde çalışabileceğini zaten dile getirmiştik. Silahların tamamen bırakılması, örgütün feshi ve toplumsal entegrasyon doğrudan demokratik siyaset sürecini getireceği için kayyum meselesi kendiliğinden çözülmüş olacak. Diğer iki başlık için söz TBMM’deki siyasi partilerde olacak. Ancak kaynaklar, devletin resmi dilinde hiçbir koşulda değişiklik olmayacağının da altını çiziyor. Kısacası Anayasa’nın ilk dört maddesindeki dokunulmazlık sürecek.🤫