Çocuksuz otel ayrımcılık mıdır?
12 yaş altı çocuk kabul etmeyen otele
3 yaşındaki kızıyla nasıl rezervasyon yaptırdığını anlatan bir sosyal medya kullanıcısı gündem oldu.
Çocuk sahiplerinin bu konuda çok hassas olduklarını biliyorum. Ama tepki veren kullanıcıların da haklı oldukları yanlar var.
Mesela diyorlar ki: “Gidebileceğiniz bir sürü başka otel varken, kafa dinlemek isteyenlerin yakasından düşün!”
Devam ediyorlar: “Siz hayatınızda sessizlik hakkınızdan feragat ettiniz diye kimsenin köpek gibi çalıştıktan sonra kafa dinleme özgürlüğünü engelleyemezsiniz...”
Çocuksuz biri olarak çok iyi anlayabiliyorum bu serzenişleri. Anne-babalar içinde yaşadıkları için çoğu zaman alışıyor, farkında olmuyorlar.
Tıpkı tren raylarına yakın oturan kişinin bir süre sonra treni duymamaya başlaması gibi. Ama sizin artık duymamanız trenin geçmediği anlamına gelmiyor işte.
Karma otellerde bölerek yönetme fikri ön plana çıkıyor çözüm olarak.
Yani sahilin bir kısmı çocuklu ailelere, bir kısmı yetişkinlere ayrılıyor.
İlk aklıma gelenlerden biri, Fethiye’deki Hillside mesela.
Yetişkinlere telefon kullanmalarının bile yasak olduğu serenity beach’i açmışlardı. Oraya bile sandalla götürüyorlar, yol yok, öyle sessiz.
Antalya Regnum
Carya gibi yerlerde yetişkinlere özel havuz var mesela. O yetişkin havuzunun ortasına bar bile kurmuşlar.
Fakat buna mukabil, örneğin Didim’deki Anda Barut’un en güzel havuzu, kumdan plajı olan havuz. Gel gör ki o da çocuklar için. Biz de yetişkin olarak kaçıp kaçıp oraya dadanıyorduk.
Benim fikrim; çocuklu ve çocuksuz tatilciler temel olarak ayrılabilir ama arada küçük kaçamaklara da göz yummak kaydıyla.