EN TARTIŞMALI İSİM
BARRACK’ın sözleri tabi büyük yankı buldu. Bir kesim Suriye’de federal yapıya karşı çıktığı gerekçesiyle Türkiye’nin ajanı olmakla itham etti. Kimileri Barrack’ı 20’nci yüzyılın başında bugünkü Ortadoğu sınırlarını çizdikleri için çokça eleştirdiği Sykes-Picot ikilisi gibi bölgeyi yeniden tasarlamaya çalışmakla suçladı. Her halükarda Osmanlı döneminde Lübnan’dan ABD’ye göçen Hıristiyan Maronit azınlığından gelen ve Trump’ın yakın çalışma arkadaşı olan Barrack (78), bir anda günün en çok tartışmalı isimlerinden biri oldu.
İSRAİL’İN GÜVENLİĞİ
TRUMP yönetimine baktığınızda Ortadoğu’yu İsrail açısından daha güvenli bir coğrafya haline getirmeye çalıştığı aşikar. İkinci döneminde Trump, İran tehdidine karşı İsrail’in daha fazla Arap ülkesiyle normalleşmesini ve İbrahim Anlaşması’nın kapsamının genişlemesini istiyor. Suudi Arabistan, Filistin devlet perspektifi kabul edilmeden böyle bir anlaşmaya yanaşmazken Washington, Suriye’nin de İsrail’i koruyacağı varsayılan İbrahim Kalkanı’nın bir ayağı olmasını öngörüyor.
FEDERALİZME NİYE KARŞI
AMERİKA’da politika üreten kesimlerde Suriye’de federal bir yapıdan ziyade, güçlü bir merkezi yapının İsrail’in lehine olacağına dair kanaat şekilleniyor. Adem-i merkeziyetçi bir yapıda ortaya çıkabilecek otorite boşluğunun İsrail karşıtı milislere ya da diğer DEAŞ gibi radikal terör örgütlerine alan açabileceği yorumları yapılıyor. Trump yönetimi bir yandan da PKK güdümündeki SDG’ye Pentagon bütçesinden pay ayırmaya devam ediyor. Pentagon 2026 bütçesinde DEAŞ’a karşı ‘Eğit-Donat’ programı çerçevesinde SDG dahil ABD ordusuyla işbirliği yapan gruplara 65 milyon doları maaş olmak üzere 130 milyon dolarlık ödenek planlanıyor.