TRAFİK SUÇU BEDAVA DEĞİLDİR
E, harika! Hele de hız canavarların her an iş başında olduğunu düşünürsek. Yanıtı şu: “Öyle tabii. Zaten isyanın sebebi de bu. Çünkü Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta da süratli gitmek bir beceri, bir başarı gibi görülüyor maalesef. Hele de sürücünün altındaki araba güçlüyse. Sanki o arabanın hız yapmaya hakkı varmış gibi düşünülüyor. Oysa bir araç kolay hızlanır, ‘pat’ diye ise duramaz. Hız arttıkça, ölümcül darbenin gelmesi kolaylaşır. Araba ne kadar iyi olursa olsun; 150- 200 km. hızla bir çarpışma olursa içindekiler aynı hızla savrulur. Emniyet kemeri de takılı değilse ölüm kaçınılmazdır. Hadi diyelim kendi canını düşünmedin, araç içindeki ya da yoldan geçen canları da mı düşünmedin? Sen süratli araba keyfi süreceksin diye, beni bu hayattan etmeye hakkın var mı? Madem para cezasından isyan edecek kadar çekiniyorsun, o zaman kurallara uyacak ve süratli gitmeyeceksin. Avrupa’da şöyle bir slogan var: ‘Trafik suçu bedava değildir.’ Bunu ya canla ya puanla ya parayla ya hapis cezası ile ödersin. Denetimlere, cezalara, sistemlere bahaneler bulmak yerine kendi hayatınız ya da sevdiklerinizin hayatının bu sayede kurtulduğunu düşünmek daha doğru olur.”
1 GÜNDE EN AZ 8 KİŞİ HIZ KURBANI
İstanbul Ticaret Üniversitesi Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, anne ve babasını 1986’da yaya geçidinde, bu elim kazadan 4 yıl sonra da ünlü yayıncı Acun Ilıcalı’nın da babası, kardeşi Ergün Ilıcalı ve eşi İlknur’u ise 180 km hızla gelen bir sürücünün çarpması sonucu mezara koyuyor. O günden bugüne de kendini trafik sorunlarının çözümüne adamış durumda. Uygulamaya giren yeni sistemle ilgili ise bakın ne diyor: