SUYUN İKİ YAKASINDA TATİL
Geçen hafta sonu İDO Genel Müdürü Murat Orhan’ın davetiyle bu yıl başlatılan Fethiye-Rodos seferine katıldım. Bir yıl önce Samos ve Leros’la Ege Adaları’na başlayan seferlere bu yıl Rodos’un yanı sıra Dikili-Midilli ve Mersin Taşucu-Kuzey Kıbrıs Girne de dahil edilmiş.
Murat Bey sohbetimiz sırasında geçen yıl Ege Adaları’nda yerli ve yabancı olmak üzere 155 bin yolcuya hizmet verdiklerini bu yıl hedeflerinin 300 bin kişi olduğunu anlattı. Tatil ve kültür turizmi odaklı seferler büyük ilgi görüyormuş.
Bizler de Fethiye’de bir gece konakladıktan sonra sabah limana gittik, çok fazla beklemeden, kuyruklarla boğuşmadan deniz otobüsüne binerek 90 dakika süren konforlu bir yolculuğun ardından Rodos’a vardık. Aynı şekilde vakit kaybetmeden, hiçbir zorlukla karşılaşmadan gümrüklü alanı geçtik.
Birkaç yüz yıl önce Kırımlı aile büyüklerimizin bir süre yaşadığı, şövalyeleriyle hafızalarımıza kazanan, ‘On İki Adalar’ın en büyüğü Rodos’a ilk gidişimdi. İlk görüşte aşk yaşadığım bir yer olduğunu söyleyemem ama galiba insanı yavaş yavaş içine çeken bir cazibesi var.
Kısa ve hızlandırılmış bir turda tüm adayı tanımak tabii ki mümkün değil ama bence adanın en güzel zamanları kalabalıkların başlamadığı mayıs-haziran ve azaldığı eylül ve ekim ayları olmalı.
Uzatılmış bir hafta sonunda birleştirilmiş Fethiye-Rodos seyahati yurt içi ve yurt dışı iyi bir tarih-kültür ve gastronomi turu olabilir...🤨