Yemekten sonra sohbetimizde kendi yemediği hiçbir şeyi misafirlerine sunmadığını, her ürünü mevsimsel döngülere göre kullandığını, sabit bir menülerinin olmadığını, sadece sürdürülebilir olmasına özen gösterdiğini anlattı. Yolunuz Fethiye’ye düşerse Girida aklınızda olsun derim...
93 YILLIK GELENEK
Bu seyahat sırasında beni tarihinin yanı sıra hikâyesiyle de etkileyen bir diğer restoran da suyun öte yanında Rodos’un güney batısındaki Lindos’da 1933 yılından bu yana kapılarını hiç kapatmayan Mavrikos oldu.
Bugün üçüncü kuşak iki kardeşin başında olduğu Mavrikos 92 yıllık bir aile restoranı. Dedelerinin ve babalarının ardından mekânın işletmesini üstlenen Michalis ve mutfağın başına geçen şef Dimitri’den hem Lindos’un hem de kendi hikâyelerini dinledim.
Lindos henüz Mikanos ve Patmos jet sosyetenin tatil yaptığı bir destinasyon olmadan önce lüks teknelerini demirlediği, Jacqueline Kennedy, Onassis, Pink Floyd gibi isimlerin tatil yaptığı bir koymuş.
Londra’da LSE’de Uluslararası İlişkiler okuyan Michalis Mavrikos Türkiye’den geldiğimizi öğrenince bize konuğu olan ünlü politikacılardan söz etti, ama asıl önemlisi her zaman saygı ve sevgiyle hatırladığım 17 Ocak 2013’te aramızdan ayrılan Mehmet Ali Birand’la olan anılarını anlattı.
Birand her gelişinde çok bilindik uzo markası söyler ve onu içermiş, bir gün Michalis ‘neden hep bunu istiyorsun’ diye sormuş.
Birand ‘en iyisi de ondan’ deyince o da ‘o en ticari olan marka, en iyisi bu’ deyip başka küçük bir üreticinin ürününü vermiş.
Son gelişinde ‘yemeklerini çok özledim’ diye tekneye sevdiği balıkları istediğini anlatırken ikimizin de aynı anda ‘tüylerim diken diken oldu’ demesi unutulmaz bir andı.