Çanlar kimin için çalıyor
“Rusya, 5 yıl içinde İngiltere’ye saldırabilir. Ordumuz yüksek yoğunluklu bir savaşa ancak birkaç ay katlanabilir.”
Bu sözler İngiliz Ordusu’nun bir önceki genelkurmay başkanı Patrick Sanders’a ait. Hafta sonu The Telegraph’a verdiği söyleşide Sanders, savaşa hazırlık çağrısı yaparak “Bir an önce ülkenin her yerine sığınaklar yapmalı, hava savunmamızı güçlendirmeli ve asker sayımızı artırmalıyız” dedi.
Sanders’ın korku ve paniğe yol açan sözleri aslında bütün Avrupa kıtasının Rusya karşısındaki pozisyonunu özetliyor.
Geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve İngiltere Başbakanı Starmer arasında tam da bu korkudan doğan bir anlaşma imzalandı.
Birleşik Krallık ve Fransa bir tehdit geldiğinde nükleer silahlarını birleştirme taahhüdünde bulundular.
Tehdidin Rusya olduğu aşikâr.
İngiltere nükleer silah taşıyan denizaltıların yanı sıra ay başında envanterine nükleer bomba taşıyabilen 12 adet F35 jeti ekleyeceğini duyurdu.
Fransa ise nükleer konusunda karma hava-deniz caydırıcılığına sahip.
Avrupa’nın iki nükleer gücü, Soğuk Savaş dönemindeki korkuları hatırlatırcasına bir işbirliği içine girdi.
Aynı günlerde Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Kuzey Kore Lideri Kim Jong Un ile sarmaş dolaş görüntülerinin yayınlanması ve dünyaya nükleer mesaj vermeleri pek tabii ki tesadüf değil.
Ve tabii Atlantik’in diğer ucunda Rusya’ya 50 gün mühlet verip “ne yapacağının belli olmamasıyla” övünen Trump yönetiminin dünyanın en büyük nükleer gücünü elinde bulundurduğunu unutmayalım.
Yeni, tehlikeli bir nükleer tırmanış tarihi korkuları yeniden tedavüle sokuyor. Galiba çanlar bu kez hepimiz için çalıyor.