Ufak bir Güney Fransa turu
Bayılıyorum sizlerle deneyimlerimi paylaşmaya, gittiğim yerleri, yeni trendleri izleyip aktarmaya... Evet, ben yaklaşık 10 gündür Güney Fransa’nın en popüler bölgesi St. Tropez’deydim.
Bilenler bilir, bilmeyenler için temmuz ayı buranın tabiri caizse en janjanlı ayıdır. Bütün dünya sosyetesi ve ‘crème de la crème’ burada teknelerini demirler, villalarını açar, popüler mekânlara eğlenmeye giderler. Bu sezon da hiçbir şey değişmemiş... Deniz teknelerden görünmüyor, mekânlar hınca hınç dolu. Gelelim St. Tropez’de bu sezon nereler hit, nereler revaçta...
Kısa bir St. Tropez turu için kemerlerinizi bağlayın...
◊ Shellona Beach: Sezonda öyle bir DJ programı yapmış ki, neredeyse her gün dolu. Mekân kapısında uzun kuyruklar taşıp taşıp duruyor. Yaş ortalaması 18-25 arasında. Kollarda milyonluk saatler, korumalarla dolu küçük genç grupları...
◊ Loulou Beach: “Ah, bugün şıkır şıkır giyinmek, takıp takıştırmak istiyorum ve kendimi dünya zenginlerine göstermek istiyorum” diyorsanız en doğru adreslerden biri Loulou. Paris’te de olan mekânın yazlık yeri St. Tropez’de. Yemekleri, ambiyansı, keyifli oturumu ile öğlen 2’de gidip akşam 7’de kalkarsınız. Ben öyle yaptım şahsen.
Casa Amor: Aslında en sevdiğim yerlerden birisidir Casa Amor ama bu sezon diğer mekânların öne çıkmasıyla biraz profili değişmiş gibi. Servisi iyi, ambiyans iyi ama giden kesim biraz farklılık göstermiş. Nasıl diyeyim... Sanki herkes yankesici veya kavga etmeye müsait tipler. Ama dolu mu, dolu.
◊ Airelles St. Tropez: 15 yıldır her yaz geldiğim St. Tropez’de yeni bir yer keşfetmek çok hoşuma gitmedi değil. Airelles, bir otel, hatta eski bir şato. Kapıdan girdiğinde ambiyansı muhteşem. Otelin içinde hem suşi hem de İtalyan restoranı var. Biz de rezervasyonumuzu yaptırıp gittik. Restoranlar full artı dolu diyebilirim. Yemekten sonra keşif için biraz turladım. Lobby bar kısmı da oturum için çok keyifli. Yemek lezzetlerine gelince, Uzakdoğu tatları gerçekten mükemmeldi. Hele bir de kokteylleri... Muazzam. Notlarınız arasında bulunsun.
◊ Zuma St. Tropez: Bakın bakın kimler St. Tropez’de yerini almış? Dünyada gittiğimiz her ülkede ilk aklımıza gelen mekân Zuma tabii ki. Merkezde, Biblos Otel’in içinde yerini alıvermiş. Bahçesi, bar kısmı, yemekleri ve ambiyansı ile her akşam dolu. Yemekte yer bulamazsanız bar kısmına rezervasyon yaptırın ama mutlaka bir kokteyl içmek için bile olsa uğrayın. Hoş geldin St. Tropez’e Zuma...
Avrupa’nın kaderi tabii ki şu an çok güvenli olmaması ve hırsızlık olaylarının çok olması.
O yüzden pahalı saatleri ve mücevherleri evlerde bırakın hatta hiç getirmeyin derim.
Krokodil Hermès ve Chanel çantalar sahillerin gözdesi arasında. Normal deri burada artık iş yapmıyor.
Tektaş yüzükler yerini dünya markalarının sade yüzüklerine bırakmış. Erkekler Apple Watch’ları ile çok mutlu gözüküyor.
Kadınlar Chanel ve Hermès terlikleri, erkekler Loro Piana ayakkabıları ile mekânlarda yer alıyor.
Gidecek olanlara iyi tatiller şimdiden!😇