REKABET SAĞLAR
Fiyatların internetten duyurulması ve tüketicinin kıyaslama yapmasına imkan tanınması çok önemli bir adım olacak. Böylece rezervasyon yaptığınız restoranın kapısında veya masaya oturduğunuzda sürpriz ile karşılaşmayacaksınız. Hele hele yanınızda misafirleriniz varsa. Ayrıca bu uygulamanın restoranlar arasında yeni bir rekabet unsuru olacağına da şüphe yok.
Peki yeni alınan kararlarda eksik var mı ya da ne olsa daha iyi olurdu derseniz, cevabım kesinlikle miktar ve gramaj olurdu.
PATATESİN KRİTERİ NE?
Bu konuya biraz açıklık getireyim. Örneğin, bir kafeye oturdunuz. Çocuğunuzun canı çekti, patates kızartması istedi. Menüye baktınız, 200 TL. Siparişi verdiniz. Küçük bir kap içinde saysanız hepi topu 10-12 adet patates dilimi getirip önünüze koydular. Bir başka gün bir restorana gittiniz yine patates kızartması istediniz. Bu kez büyük bir tabakta 30’a yakın dilim getirdiler ve fiyatı 150 TL. Demem o ki... Eğer restoran ve kafe fiyatlarını karşılaştıracağımız bir düzenleme yapılıyorsa tek başına fiyatı görmemiz yetmez. Favanın, patlıcan ezmenin, patates tavanın, karidesin, köftenin, etin, salatanın, yoğurdun vs gramajını da bilmemiz gerekir.
KIYASLAMADAN GİTME İNCELEMEDEN ÖDEME
7 Temmuz 2024’te bu köşede ‘bakmadan girme, incelemeden ödeme’ başlıklı bir yazı yazmış; vatandaşları restoranlara girişte fiyatlara bakmaya ve hesap fişlerini incelemeye davet etmiştim. O yazıda ayrıca ‘Kalamarlar, karides vs’nin fiyatı var ama gramajları yok. Bir restoranda kalamar yiyorsunuz bakıyorsunuz tabakta 15 adet var, diğerinde 8 adet. 1 porsiyon köfte bir yerde 200 gr bir yerde 150 gr. Meze tabaklarının büyüklüğü ile ilgili maalesef bir standart yok. Salatanın, meyvenin ne kadar geleceğini bilmenizin de imkânı yok” demiştim. Umarım bakanlık takdir ettiğimiz internet sitesi üzerinden kıyaslama uygulamasını devreye alırken restoran ve kafelere menülerine miktar veya gramaj yazma zorunluluğu da getirir. Ve biz de gönül rahatlığı ile yeni bir başlık atarız:
“Kıyaslamadan gitme, incelemeden ödeme.”