‘Her şey dahil’ olmayıversin!
Dünya kaynaklarının hızla tükendiği bir dönemde israfın sınırsız olduğu ‘her şey dahil’ sisteminin tarihe karışması gerekiyor. Artık bir otel için en temel koşul; bulunduğu bölgedeki kaynakları, doğal ve kültürel değerleri korumak ve hatta güçlendirmek olmalı.
Her dönemin bir anlayışı, belli trendleri-kodları, yani o zamana ait bir ruhu var. Bu da her şeye sirayet ediyor. Modadan mutfağa, mimariden müziğe, yaşam tarzından konuşma diline... Tatil anlayışımız da elbette buna dahil...
Geçen yüzyılda turizme ‘her şey dahil’ oteller damgasını vurdu. Tabakları tıka basa doldurup yarısından fazlasını israf ettiğimiz o açık büfelerin hüküm sürdüğü, adım attıktan itibaren burnumuzu dışarıya bile çıkarmadığımız, tatil yaptığımız yörenin doğasından, insanından, tarihinden ve kültüründen bihaber olduğumuz o otellerden bahsediyorum.