YANGININ DA ŞAKASI YOK
YER: Ankara Çankaya Alacaatlı Mahallesi... Tarih: 12 Temmuz saat 22.00 sıraları. 26 katlı binanın 4’üncü katında yangın çıktı. Binayı duman kapladı tam bir can pazarı yaşandı. Yangında Hüsniye Çelik Şahin (33) ve 3.5 aylık oğlu Aras ile sitenin güvenlik görevlisi Muharrem Çetinkaya (63) hayatını kaybetti.
Binanın şaft kısmındaki elektrik tesisatında kullanılan malzemenin standarda uygun olmadığı, yangın söndürme sisteminde su bulunmadığı tespit edildi. Gözaltı kararı verilen 9 şüpheliden 3’ü tutuklandı. Facianın yaşandığı binanın “Hayata Değer” sloganıyla tanıtıldığı da ortaya çıktı.
*Yer: Ankara Keçiören Pınarbaşı Mahallesi... Tarih: 18 Temmuz saat 14.30 sıraları... 14 katlı binanın 9’uncu katındaki evde yangın çıktı. Yangın kısa sürede büyüdü. Binanın diğer katlarına dağılan duman nedeniyle büyük panik yaşandı. Balkonda mahsur kalanları itfaiye kurtardı.
Son iki yangın da gözleri yüksek katlı binalar ve yangına karşı önlemlere çevirdi.
Tüm bunlar yaşanırken aklıma TBMM Kartalkaya Yangını Araştırma Komisyonu geldi. Komisyon itfaiye daire başkanlarını dinlemiş, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) İtfaiye Dairesi Başkanı Ali Levent Çeri de başkentteki dört tane çok yüksek ölçüdeki binaya dikkat çekmişti. Çeri, “İtfaiye Yönetmeliği’ne göre konut ve iş merkezinin yüksekliği beraber 51.50’yi geçiyorsa itfaiye teknik olarak araç bakımından sorumlu değil, mimari yapısına orayı söndürecek akıllı yöntemler eklenmek zorunda kalıyor. Kuru boru sistemi, siprink sistem. Hani, 186 metrelik bir ‘tower’ı kurtarma operasyonu sırasında hiçbir itfaiyemizde, Türkiye’de ve dünyada, buna ulaşacak teknik imkân yok” demişti.🤨