ÖZEL HAYATLARIMIZ ARTIK BİR META
Psikolog, Dr. Serap Duygulu, günümüzde birçok insanın medya ve sanal medyaya verdiği izinlerle “gözlemlenebilir” olduğuna vurgu yaparak, diyor ki: “Hepimizin hayatı izlenebilir, satılabilir, takas edilebilir, değer biçilebilir bir meta haline geldi. Öyle ki gittiğiniz bir konserde, bir anda size dönen bir kamera ile bile hayatınız hakkında her detay ortaya dökülebiliyor ve geleceğiniz üzerinde bir tahakküm kurulabiliyor. Dolayısıyla sanal teknoloji ile kurulan her bağın; isteyerek paylaştığımız tüm bilgiler, fotoğraflar da dahil, sınırsız ve sonsuz bir ağa bağlı olduğu ve kendi halindeki, bireysel, küçük dünyamızı bir anda kamu malı haline dönüştürebileceğini unutmamak gerekiyor. Bu olay son 20 yılda yaşanan dijital sıçramanın bir özeti gibi. ‘Bakın! Sadece 1 saniyelik bir görüntü ile bir ömür hayatınızı nasıl değiştirebiliriz!’ diyor sistem. Bir anda ünlü, kariyer sahibi ya da zengin biri olabilir ya da sistem sizi, bir anda geldiğiniz noktadan tepetaklak aşağı da indirebilir. Bu, sadece özel hayatın gizliliği değil her açıdan rahatsız edici bir durum.”
ALDATMA, AÇIKÇA BİR SAYGISIZLIKTIR
“Öte yandan evlilik, birbirine bağlılık sözü vermiş, taahhütte bulunmuş iki kişi arasındadır. Ve aldatma da sadece bedensel değil aynı zamanda zihinseldir. Üstelik bu olayda da olduğu gibi, hayatın bir de ‘eğlenceli’ tarafını bir başkası ile yaşıyorsanız... Bu insanların afişe olmasından daha üzücü olanı, ‘eş’lerini düşürdükleri durumdur. Sebebi her ne olursa olsun aldatma, kişinin kendisi, yaşadığı ilişki ve karşısındakine yaptığı açık bir saygısızlıktır. Bir şeyler yürümüyorsa ve düzeltmek de mümkün görünmüyorsa incinmeden ve incitmeden bitirmek en doğrusudur.