SENE 1973, Ankara Radyosu montaj odasında. Metronom programı.
TRT’DE ARŞİVCİLİK VE İLK MÜZİK PROGRAMI
Liseden sonra İktisadi İdari Ticari İlimler Yüksekokulu’na giriyor: “Müzikle ilgilenmeye devam ediyordum. Teyzem TRT Radyo Tiyatrosu’ndaydı. Beni oranın transkripsiyon servisine soktu. İl ve bölge radyoları için bantlar çoğaltılıyordu. Bana önce ‘Bir müzik program yap’ dediler. Sonra arşivleri düzenleme işini verdiler; Kars, Adana Antep, Trabzon Erzurum Diyarbakır, Van... Bu arada İlhan Usmanbaş, Muammer Sun, Cüneyt Sermet gibi derya deniz isimler klasik Türk müziğinden Batı müziğine, cazdan plağın nasıl tutulacağına her şeyi öğrettiler. Üniversite 1969’da bitti. TRT okulundan da her türlü eğitimden geçmiş müzik yapımcıları olarak mezun olduk.”
VAN’DAKİ ÇOBAN JETHRO TULL İSTEYİNCE
Dünyada müzik alanında devrimler olurken Türkiye’de de radyo giderek yayılıyordu. Öz anlatıyor: “Her yere küçük radyolar girmeye başladı. Programlarda çaldıklarımla ilgili yorumlar, istek mektupları geliyordu. Bir gün Van’dan bir mektup aldım. Gölün kenarında koyunlarını otlatan bir çoban ‘Jethro Tull’dan ‘Bouree’ şarkısını istemiş. Bir tarafta klasik müzikten esinlenilmiş flüt sololarıyla bir parça, diğer yanda saz çalan bir çoban. Kendime ‘İzzet, bu müzik ne kadar evrensel bir olay, sen bu mesleğe âşık olacaksın’ dedim ve o gün radyoculuk işini yapmaya karar verdim. Sonra da hiç boş durmadık; radyoda olduk, televizyon başladı televizyonda olduk, özel radyo ve kanallar, reklam sektörü, müzikaller, film müzikleri… Hayat değiştikçe işler de renklendi.”🫣