Bununla birlikte TCMB’den faiz düşüşü gelse de “reel faizler” bir süre daha yüksek seyrini koruyacak. Faiz düşerken enflasyon da düşmeye devam ediyor. Bu açıdan aradaki makas korunacak. Yıl sonu için enflasyon beklentisi yüzde 25 civarında. Mevcuttan 10 puan daha aşağısı. TCMB faizleri için de beklenti yüzde 35-36 seviyelerinde. Yıl sonuna şartlar nasıl gelişir tahmin şimdiden zor ama beklentiler gerçekleşirse faiz-enflasyon arasındaki 10 puanlık fark yine sürecek. Bu açıdan TCMB faiz düşürse de mevduata park eden tasarruflardan kısa sürede çok yüklü kopmalar beklemek fazlaca iyimserlik olur. Stopaj artışının da faiz getirilerini biraz daha daralttığı da bir gerçek. Bu çerçevede borsaya bir şey gelir mi? Faizdeki düşüşle mevduattan çözülebilecek tasarrufların borsaya bu aşamada gelmesi olasılığı oldukça zayıf. Faizler ciddi oranda gerileyip borsada çok güçlü trendler beklendiğinde geçmişte böyle durumlar olmuştu. Ancak henüz o aşamada değiliz.
GÖZLER KREDİ NOTU AÇIKLAMASINDA
TCMB faiz indirimine odaklanan Borsa İstanbul’da olumlu hava sürüyor. İyimserliğin korunması için iç ve dış gündemde piyasa bozucu olumsuz bir haber akışının olmaması oldukça önemli olacak. Önümüzdeki haftanın diğer konu başlığı Türkiye’nin kredi notu konusundaki açıklamalar. Moody’s ve Fitch’in 25 Temmuz Cuma akşamı saat 23.00’de Türkiye’nin kredi notlarını açıklaması bekleniyor. Not artışı bekleyenler çoğunlukta. Enflasyonun düşüş yoluna girmesi, rezervlerdeki toparlanma bu yöndeki beklentileri biraz güçlendirdi.
FED BEKLENTİSİ DEĞİŞİYOR MU?
DIŞ piyasalarda olumlu seyir korunuyor. Borsalarda kâr satışları görülse de çıkış trendleri devam ediyor. ABD ve Almanya borsalarında yeni zirveler oluşuyor. Trump’ın yeni tarife açıklamalarına duyarlılık azaldı. Gümrük tarifeleri müzakereye açık olduğu için daha ılımlı bakılıyor. Ayrıca geri adımlar, ertelemeler geliyor. Trump, gümrük tarifelerini sopa gibi sağa sola sallıyor. Diğer yandan ABD Merkez Bankası (Fed) faiz indirimine ilişkin beklentilerde eylül toplantısı işaret edilse de hafta başı Fed üyelerinden gelen açıklamalar dikkat çekti. Şimdiye kadar gelen açıklamalarda Powell dahil gümrük tarifelerinin enflasyon ve ekonomiye yansımalarının görülmek istendiği söylenmişti. Geçen hafta açıklanan ABD Haziran enflasyonu (TÜFE) yüzde 2.7 ile beklentilerin ve bir önceki ayın üzerinde geldi. Doğal olarak tarife etkisine yoruldu.
FED İÇİNDE FARKLI GÖRÜŞLER OLUŞTU�
Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, “ekonominin yavaşladığını bu yüzden faizlerin bir an önce inmesi gerektiğini” söyledi. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly ise “politika yapıcıların bu yıl iki faiz indirimi planlamasının hâlâ makul olduğunu” düşündüğünü belirterek, merkez bankasının harekete geçmeden önce çok uzun süre beklememesi gerektiğini vurguladı. Mevcut algıya aykırı iki ses olarak görülebilir. Enflasyonda düşüşün durması ve tarife etkisinin henüz tam olarak tahmin edilemediği bir ortamda bazı Fed üyelerinden gelen görüş değişikliği henüz çok da kabul görmüşe benzemiyor. Ama piyasalarda kısa süreli bir olumlu algıya neden oldu. Fed’in ilk toplantısı 30 Temmuz’da. Bu toplantıda faiz indirimi beklenmiyor. Ancak bu iki üyenin açıklamaları faiz konusunda Fed içinde farklı görüşlerin oluşmaya başladığını göstermesi açısından kayda değer.
Dip not olarak vermek gerekirse, 24 Temmuz’da Avrupa Merkez Bankası toplantısı ve faiz kararı var. Beklentiler faizin sabit kalacağı yönünde. Euro Bölgesi’nde yüzde 2 enflasyon hedefi yakalandı ve faiz de bu seviyede. Avrupa Merkez Bankası’nın uzun soluklu faiz düşüşü Almanya ve Euro Bölgesi ekonomilerinde toparlanma sinyallerine neden oldu. Almanya’nın sanayi üretimi Mayıs 2025’te aylık bazda yüzde 1.2 artarak piyasa beklentilerini aştı. AB’de sanayi üretimi Mayıs’ta aylık bazda yüzde 1.5, yıllık bazda yüzde 3.4 artış gösterdi. Diğer yandan, Trump’ın Fed Başkanı Powell’ı görevden alma gibi bir niyetinin olmadığını açıklaması ve şirket bilançolarının nispeten pozitif gelmesi ABD borsalarında çıkışı destekledi.