ÜREME HORMONLARI ETKİLENİYOR
Melatonin ve kortizoldeki dengesizlik, üreme hormonlarını da doğrudan etkiliyor. Hipotalamus-hipofiz-gonad aksındaki bozulmalar; kadınlarda adet düzensizlikleri, ovülasyon sorunları gibi doğurganlık problemlerine, erkeklerde testosteron azalmasına, cinsel isteksizlik ve ereksiyon sorunlarına yol açabiliyor. Çünkü beyin stres modunda üreme sistemini hipotalamus ve hipofiz bezinden başlayarak baskılıyor, adrenokortikotropik hormon ve kortizol ile savaş cevabını aktifleştiriyor. Bu durum kronikleştiğinde ise üreme fonksiyonları bozuluyor. Bu tablo sadece organik bir sorun olarak kalmıyor, aile yapısını da bozabiliyor. Mevcut dönemde birçok boşanma vakası bu durumdan kaynaklanan cinsel uyumsuzluğa bağlanabiliyor.
Bu süreç özellikle sedanter (hareketsiz) bireylerde sessiz ama etkili bir tehdit oluşturuyor.
DAHA FAZLA YEDİRİYOR
Sosyal medya, hızlı tüketilen videolar ve oyunlar... Hepsi beynimizde dopamin salınımını artırarak kısa süreli hazlar yaratıyor. Serotonin mutluluk, dopamin ise haz hormonudur. Ancak bu haz döngüsü klasik bağımlılık mekanizması gibi çalışıyor. Hem dijital içeriklere hem de yeme davranışlarına yön veriyor. Haz merkezi (mezolimbik sistem) hiçbir zaman doyurulamayan bir merkez.
Ekran karşısında geçirilen zaman arttıkça, farkında olmadan daha fazla ve daha sağlıksız yiyoruz. Beyin, gerçek açlığı değil dopamin ödülünü takip ediyor. Yeme farkındalığımız kayboluyor, doyma sinyalleri zayıflıyor.