Tercih danışmanlığının önemi
Sınav süreci, yalnızca öğrenciler için değil, aileler için de stresli bir dönemdir. Aileler çocuklarının başarılı olmasını ister, bu çok doğaldır.
Ancak bu beklentiler bazen öyle bir noktaya gelir ki, çocuk için destek olmak yerine üzerindeki baskıyı artırır. Bu baskıyla öğrenci normalde yapmayacağı hataları yapabilir veya derslerine odaklanmakta oldukça zorlanabilir. Oysa öğrenciler sadece yüksek puan almakla yükümlü bireyler değil; duygu dünyaları yoğun, yönünü bulmaya çalışan, gelecek kaygısı yaşayan gençlerdir. Bu yüzden sınav döneminde çocuklara en çok ihtiyaç duydukları şey aslında “yoldaşlık”tır. “Ne olacaksın?” sorusundan önce, “Nasılsın?” demek, onların ruhunu iyileştiren güçlü bir adımdır. Öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu şey, anlaşıldığını hissetmek, duygularına değer verilmesidir. Öğrencilerin güvende hissetmesi ise bir diğer önemli konudur. Çünkü ancak güvende hisseden bir genç, gerçek potansiyelini ortaya koyabilir. Yetişkinler olarak yapmamız gereken; sonucu değil çabayı, öğrencinin ders çalışma sürecini takdir etmek ve hangi puanı alırsa alsın onun yanında olduğumuzu hissettirmektir. Bu yaklaşım, öğrencinin içsel motivasyonunu destekler. Takdir edilen çaba, kabul edilen duygu, koşulsuz verilen destek... Hepsi çocuğun kendine güvenini besler. Güven duyan genç ise hangi yoldan yürürse yürüsün, bir şekilde kendi başarı yolculuğunu kurar.