Mirasa halel getirmiyor
‘The Lonely Island’ adlı komedi müzik üçlüsü üyelerinden, daha sonra yönetmenliği de deneyen Akiva Schaffer’ın yönettiği yapımın senaryosunu Schaffer’ın yanı sıra Dan Gregor ve Doug Mand de kaleme almış. Film ‘ZAZ Ekolü’nün izlerini sürmekte yer yer başarılı oluyor. Burada da tıpkı ekolün ürünü geçmişin o sulu sepken yapımları gibi art arda gelen, etki oranları farklı esprilere ve durum komedilerine tanıklık ediyoruz.
Fimin zirve noktası Frank Drebin’in bir operasyon sırasında acilen tuvalete giderken yaşadıklarıydı bence. Bu bölümde gerçek ‘ZAZ’ lezzetini bulmak mümkündü. Ama belli bir noktadan sonra temponun ve güldürme kalitesinin düştüğünü, söz konusu çalışmanın bir ‘saygı duruşu’na dönüştüğünü söylemeliyim. Film boyunca Drebin ve partneri Ed Hocken Jr.’ın ‘sürekli kahve içmesi’ trüğünün de ZAZ mirasının bir parçası olduğunu belirteyim.
Evet, ekolün eski yapıtlarının düzeyinde değil ama bence yine de 2025 model ‘Çıplak Silah’ın genel çizgileriyle izlenmesi gerekli bir çaba.
Öte yandan okuduğum kaynaklardan edindiğim bir magazin haberinden de bahsedelim; Liam Neeson eşi Natasha Richardson’ın 2009’daki trajik ölümünün (Kanada’da kayak yaparken kaza geçirmiş ve vefat etmişti) ardından 16 yıl sonra ilk kez bir aşka yelken açmış ve çekimler sırasında tanıştığı Pamela Anderson’la çıkmaya başlamış.
Son bir not: 1988 tarihli ilk ‘Çıplak Silah’, Mihail Gorbaçov, Muammer Kaddafi, Yaser Arafat, İdi Amin ve Ayetullah Humeyni gibi liderlerin ABD’yi yok etmek için toplantı yaptığı bir sahneyle açılıyordu ve bu toplantıyı basan Frank Drebin, başta Humeyni olmak üzere liderleri bir güzel dövüyordu. Basın gösterimi sonrası bazı sinema yazarı dostlarım hatırlattı: Film bizde bu bölüm kimi ‘siyasi hassasiyetler’den dolayı makaslanarak gösterime girmişti. Ayrıca seri boyunca (baba) George Bush’la, Kraliçe Elizabeth’le de dalga geçilmişti. Bu vesileyle yeni filmde politik göndermelerin ya da esprilerin olmadığını da belirteyim.