SLOGANDAN İBARET KALDI
Dünyanın bir ucunda 16 yaşındaki insanların oy vermesi tartışılıyor ve oy verdikleri toplumlar da var. Bir tarafta böyle gelişmeler yaşanırken, hanım kızımızın baronun çocuklara ilişkin biriminden yaptığı açıklamada slogandan başka bir şey çıkmadı. Oysa hukukçuluk, bu hafta muhterem Fakülte arkadaşım Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ın çok güzel ifade ettiği şekilde, “maddi delilleri, vakayı soğukkanlı bir şekilde mütalaa etmekten” geçer. Ceza hukukunun -hatta Roma hukukunun, hatta İslam hukukunun- sert kurallar ve mantık soğukkanlılığı içerdiği çok açıktır. Hukukçular asırlar ve mekanlarda müşterek ilkelere, kavramlara ve kurumlara hâkim olması gereken meslek erbabıdır.
İşte bu nedenle, genç hukukçuların mektepte öğrendiği birtakım bilgileri slogana çevirmesini hiç doğru bulmuyorum. Bir ceza davasına, bir vakaya baktığımız zaman, “memleketin fakirliği, 20 yıllık gelişmelerin insanları ne hâle getirdiği” gibi lafları tekrarlamak, işin çözümü olmuyor. Onları çarşıda pazarda herkes söyleyebiliyor. Ceza hukukçusu dediğin insanının -bunu genç hukukçulara söylüyorum- dosya kadar, bir parça Dostoyevski, Çehov okuması gerekir. Hiç değilse Victor Hugo’nun Sefiller’inde Jean Valjean ile Müfettiş Javert karakterlerini bir araya getirip karşılaştırması gerekir. İnsan bu gibi tetkiklerle de olgunlaşır.
Sevgili dostum, hakikaten muhterem bir hukukçu olan İdare Hukuku Profesörü Tekin Akıllıoğlu’na, mezarlıklar üzerine bir küçük deneme yazdığımda başvurdum. Bana André Malraux’un Fransız edebiyatından ve mezarlıkların medeniyetleri nasıl temsil ettiğine dair çok ilginç pasajlarla gelmişti. Hukukçuluk, hiç şüphesiz insanı dosyadan ve önündeki vakanın somutluğundan uzaklaştırmamalıdır. Bir Roma hukukçusu gibi olmalısınız. Ama aynı zamanda da bütün zamanlara hükmeden, bütün zamanlarda yaşamış meslektaşlarınızla mantıki bir birlik ve arayış içinde olduğunuzu unutmamalısınız.
M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar, Faler şehriyle savaş hâlindeydi. Romalı komutan Camillus’a, şehrin dışında gezinen Falerli okul çocukları yakalanarak getirildi. “Bunları rehin alıp şehri savunmadan uzak tutabilirsin” dediler. Camillus’un cevabı, “Eğer ben çocuklara karşı harp edersem bir alçağım” demek oldu.