''Yıllar geçtikçe, istekler arttıkça düşünmeye başladım. Bazı çabalar benle birlikte gitmemeliydi. Okuduğum anılar da beni bu yola yöneltti. Benim için değişik nedenlerle hazırlanan filmler, yaşamımdan kısa kesitler içeriyordu. Çevrem ‘Yaşamında unutkanlık yılları da gelecek’ diye ısrarlarını tekrarlıyordu. Zaten diyeceklerimin önemli bir bölümü kendi yaşamımdan çok ‘kurumlaşma süreci’ üzerine olacaktı.
Toplumumuzun her şeyi kendine dönüştürmek huyunu bir ölçüde kırmak gerekiyordu. Sonuçta orta yolu bulmayı denemek, galiba daha doğru bir yöntemdi. Bu nedenle çocukluk, ilk gençlik dönemi yıllarını hatırlayabildiğim kadarıyla yansıtmayı, ardından gelen ve bugüne kadar süren dönemiyle kültürel kimlik, yerel ve sivil örgütlenme çabalarımıza ayırmayı daha uygun buldum. Geçen zaman içinde birlikte olduğum dostlarımın çoğunu yitirmeye başlamıştım. Onların büyük bir bölümü, yaşamımızın ortak evrelerini yazmamış, kayda geçmemişti. Benim de sormak, tartışmak olanağım gittikçe azalıyordu. Öte yandan yaşamımızın-ürettiklerimizin içinde olmayanlar ‘Bizler ne büyük işler yaptık, neleri başardık’ diye konuşmaya başlamıştı. Özen gösterdiğim genç kuşakların değer ölçüleri de hızla değişiyordu. Oysa söylenecek bazı gerçekler, gelecekte onlar için yararlı olabilirdi. Bir şarkı vardır hani, ‘...Sevinçli bir telaş içindeydiniz’ diye. Bu duygu beni de sarmaya başladı. Geçmişi ne kadar kendime göre doğru hatırlayabileceğim kaygısı arttı. Başlayınca gördüm ki kendine güvenmeyeceksin, ‘Bu da unutulur mu?’ demeyeceksin. Soracakların azalmış, temel noktalarda kaymalar olmuş, yanlışları çoğaltanlar artmış, işin özü karışmış olabilir.
Tüm bu nedenlerle ve yaşım ilerledikçe çevremin düşüncelerini doğru bulur oldum. Ancak gene de bir sorun vardı: ‘Bu girişim kime, neye daha çok yarayacaktı?’ Anladım ki, fazla soru sormanın da anlamı yoktu. Önemli olan ülkemizdeki farklı koruma çabalarını toplu görebilmekti. Yeter ki başında bulunduğum kurumumuz, yaşamın sürdürebilen dostlarımız ve ailem, anılarını yazdığında Yaşamı Paylaşmak başlıklı bu kısa notları inceleme, fotoğrafları değerlendirme olanağı bulabilsinler.”
Sevgili dostum seni sevgiyle, hasretle anacağız.''- Doğan Hızlan