Kimse eğlencesiz tatil istemiyor.
Ama eğlence, kaliteyle çatışmamalı.
Aksi halde o tatil merkezlerinin değeri düşüyor. Sadece turizm değil, yerel yaşam da bundan zarar görüyor.
Gelin dünyaya bakalım.
İbiza’da, Saint Tropez’de, Monaco’da şehir merkezinin ortasında sabaha karşı sokaklara taşan müzik yoktur.
Oralarda eğlence ya merkezin dışına taşınır ya da teknik önlemler alınır. Ses izolasyonu yapılır, kurallar uygulanır.
Çözüm belli...
Ya teknik standartlara uyarız ya da eğlenceyi şehir dışına alırız.
Çünkü her yer her yere benzeyemez.
Ve Alaçatı, Bodrum, Ayvalık; buralar sıradanlaşamaz.
Bunu turizm için değil, kültürel değerlerimiz için yapmalıyız.
SOKAĞA TAŞMAYAN MÜZİK İSTİYORUZ
Alaçatı’da Hacımemiş’in girişindeki bir işletmede cuma akşamı silahlı bir saldırı oldu.
Olaya müdahale eden işletmenin sahibi yaralandı.
Saldırganlar ise şimdi gözaltında...
Alaçatı’da olduğum günlerde yürüyüş yaparken bu mekânın önünden geçiyorum.
Çok popüler bir yer...
Ne zaman önünden geçsem; giriş kuyruğu olur, gençler kapıdadır.
Ama önünden geçerken yanınızdaki arkadaşınızla konuşamazsınız.
Çünkü müzik sesi o kadar açıktır ki, birbirini duyamazsınız.
Yakın çevresinde oturanlar bütün yaz ne yapıyorlar bilemiyorum.
Ama Alaçatı’nın içinde böyle çok mekân var, kimseyi dinlemiyorlar.
Ne kadar çok ses açarlarsa o kadar çok iş yapacaklarını zannediyorlar.
Yazlık yerlerin birçok yerinde benzer görüntüler var.
Paris’te, Roma’da, Barselona’da böyle yapamazsınız. Mikanos’ta, İbiza’da, Saint Tropez’de de yapamazsınız.