Hafiften ümitlenmek mümkün ancak dünya ahalisi olarak bir sorunumuz var: Artık bağımsız medeniyetler değiliz. Dr. Kemp’e göre kapitalizm dinamiğiyle çalışan küresel ekonominin yarattığı eşitsizlikler ve birbirine bağlı sistemler, neticede bizi aynı kaderi paylaşan tek bir medeniyet haline getiriyor. Üstelik geçmişte köyler, hatta şehirler kendi kendine yetebildiği için çöken medeniyetin ardından toparlanmaları daha kolay oluyor. Fakat bugünkü şartlar öyle değil. Dr. Kemp günümüzün ‘Golyat’larıyla yönetilen küresel medeniyetin çöküşünü öncekilere kıyasla çok daha yıkıcı olasılıkta değerlendiriyor. Araştırma kapsamında incelenen medeniyetlerle diğer bir ortak noktamız, baskın gücünü korumak isteyen elitlerin şiddet kullanmaktan çekinmemeleri. Eskiye göre dezavantajımızsa geçmişin kılıçlarına, baltalarına ve top-tüfeklerine kıyasla bugün nükleer silahların konuşulması. Dr. Kemp “Maalesef, bugünkü tehditler geçmiştekinden çok daha fazla” diyor. Küresel ısınma, dünya çapında sayısı 10 bini bulan nükleer silahlar, yapay zekâ, savaş robotları, pandemi mühendisliği ve dahası küresel düzenin yıkılması için uygun zemini hazırlıyorlar. “Şirketlerimiz ve giderek artan biçimde algoritmalarımız da bu düzenin yansımaları. Basit tabiriyle içimizdeki en kötü olanları büyütüyorlar” diyen Dr. Kemp, sonuç olarak dünya medeniyeti için iki ihtimali öngörüyor: Ya ‘kendini imha’ ya da toplumun kökten dönüşümü.
Toplumun dönüşümü derken, Dr. Kemp çok vurucu bir noktaya parmak basıyor: Bütün bu tehditleri oluşturan insanlığın tamamı değil... Geçmişte göçebe ve avcı toplayıcı kabilelerin yüz binlerce yıl paylaşım ve eşitlikle yaşadığına dikkat çeken Dr. Kemp ‘Golyat’lığın insan doğasından kaynaklı olmadığını, insanların büyük çoğunun eşitlik arzuladığını söylüyor: “Sorun, aramızdan en kötülerini ortaya çıkaran küçük grupların kâr ve güç için rekabet ediyor olması.” Yani insanlar için ümit tükenmiş değil. İnsanlığımızsa hiç tükenmiş değil. Dr. Kemp dünyayı kurtarmak isteyen bireylere de tavsiyede bulunuyor: “Çöküş sadece yapılardan değil, sıradan insanlardan da kaynaklanıyor. Dünyayı kurtarmak istiyorsanız onu yok etmeyi bırakın. Baskın güçlerle, zararlı yapılarla ilişkinizi terk edin ve gücü olabildiğince paylaşmaya bakın. Doğru olanı yapın. Sonunda başaramasak bile soruna katkıda bulunmamış oluruz.”