Eğitimine Sultanahmet’teki Firuzağa Camii İmamı Mustafa Efendi’den aldığı özel derslerle başladı, Muhacir Arif Efendi ile devam etti. Küçük yaşlarda Fransızca ve Almanca öğrendi. On yaşında iken dedesi Abid Paşa’nın sürgünde bulunduğu Halep’e gitti. Dönüşünde son sınıfına kaydedildiği Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nden 1906’da mezun oldu. Aynı yıl girdiği Mekteb-i Hukuk’u 1910’da birincilikle bitirdi.
Daha sonra Askeri Müze’ye Umur-ı Fenniyye ve Tarihiyye kâtibi olarak girdi. Bu sırada müze için hazırladığı rehberler üç cilt halinde yayımlandı. Babasının 1926’daki ölümünün ardından müzedeki görevinden ayrıldı.
Çocukluğundan itibaren tiyatro ve müzik dışında resimle de ilgilendi, Hoca Ali Rıza’nın öğrencisi oldu. Kendi yazılarında kullandığı karikatürleri yanında yağlı boya tabloları da vardır. İlk yazıları Samiha Necdet adıyla Çocuklara Mahsus Gazete’de yayımlandı. II. Meşrutiyet’ten sonra iki arkadaşıyla birlikte El Üfürük adlı bir mizah dergisi yayımladı, Davul’da yazı ve çizgileriyle göründü, çeşitli dergilerde Necdet takma adıyla hikâyeler yazdı. Düzenli yazmaya 1931’de Akşam gazetesinde başladı. Hayatının son döneminde geçimini gazete ve dergilere yazdığı yazılarla sağlamaya çalışan Sermet Muhtar, 18 Mayıs 1952’de öldü.
Eğitimine Sultanahmet’teki Firuzağa Camii İmamı Mustafa Efendi’den aldığı özel derslerle başladı, Muhacir Arif Efendi ile devam etti. Küçük yaşlarda Fransızca ve Almanca öğrendi. On yaşında iken dedesi Abid Paşa’nın sürgünde bulunduğu Halep’e gitti. Dönüşünde son sınıfına kaydedildiği Galatasaray Mekteb-i Sultanisi’nden 1906’da mezun oldu. Aynı yıl girdiği Mekteb-i Hukuk’u 1910’da birincilikle bitirdi.
Daha sonra Askeri Müze’ye Umur-ı Fenniyye ve Tarihiyye kâtibi olarak girdi. Bu sırada müze için hazırladığı rehberler üç cilt halinde yayımlandı. Babasının 1926’daki ölümünün ardından müzedeki görevinden ayrıldı.