YENİLENMESİ ACELEYE GELMEMELİ
Her hâlükârda yeni müze binasının projesi üzerinde durulmalıdır. Doğan Tekeli’nin yaptığı müze, tek katlı, şehrin siluetini bozmayan; hiç şüphesiz ki döneminin mimarlarından, mesela Turgut Cansever gibi, artistik yönü çok güçlü bir eser olmasa da düzgün ve yeterli bir yapıdır. Görünümü mütevazı ve ihtiyacı karşılayan bir binadır. Antalya Müzesi’nin yenilenmesi tartışılması gereken bir konudur. Ancak ne yapılırsa yapılsın, aceleye getirilmemelidir. Üstelik şehirde, Suna ve İnan Kıraç’ın Antalya’nın Türk devrine ait konakları esas alarak kurduğu Kaleiçi Müzesi gibi bir örnek varken, bu karar Antalya’da daha geniş bir çerçevede tartışılmalıdır.
Ayrıca Side’deki müze -ki Helen döneminin, ardından Helenistik ve Roma dönemlerinin en önemli eserlerini barındıran bir kazı evidir- müze statüsünde yeniden ele alınmalıdır. Antalya’nın batısındaki Mira, dağlık bölgelerdeki Thermessos ve Isparta bölgesindeki Sagalassos kazıları bu büyük kültürel kompleksin önemli parçalarıdır. Selçuklu dönemi eserleri ve halen ayaktaki kervansaraylar, Alanya bölgesindeki tersane ve kale, bizim bu gezi için önerdiğimiz bölgelerdir. Bir haftalık bir geziyi konaklayarak ve tetkikle bu bölgede tamamlamanız gerekir.
Bu bölge şimdi müzeleşmenin yeni sahasıdır. Korkuteli ve Elmalı gibi Selçuklu devrinin parlayan eserleri ve yerleşimleri, her zaman Antalya’nın kültürel turizminin dışında bırakılmıştır. Bunların bir arada değerlendirilmesi gerekmektedir.
ELEŞTİREL BAKIŞ HERKESİN HAKKI
Bugünkü Antalya vilayeti içindeki Pisidya ve Likya gibi bölgeler,
tüm Yunan ve Roma dönemi boyunca istisnai bir yapı arz eder. Dağlık bölgelerdeki antik yerleşimlerin örnekleridir. Başka hiçbir yerde dağlık alanlarda bu denli parlak şehirler ve yerleşmeler göze çarpmaz. Roma dönemi tiyatroları arasında Aspendos fevkalade bir örnektir. Nitekim kullanılıyor; fakat Side’deki büyük tiyatro için hâlâ başarılı bir restorasyon, değerlendirme ve kullanım planının yürürlüğe girdiğini söylemek mümkün değildir. Bunların üzerinde ayrıca durulmalıdır.
Türkiye, antikitenin en parlak merkezlerinden biridir. Küçük Asya’daki Roma dönemi, İtalya’daki kadar parlak ve özgün eserler ortaya koymuştur. Çünkü burası zengin bir kıtadır. Tıpkı Helenistik dönemin eserleri ve Aiolis yerleşmeleri gibi. Aslında Küçük Asya’daki zenginlik, Ahamenişler devrinde dahi imparatorluğun ana merkezi İran’ı (Şuşa-Persepolis) geçecek kadar önemli eserlerin yurdu olmuştur.
Dolayısıyla bu bölgeyi, yani antik Antalya’yı gezerken, memleketin tarihî mirasının zenginliğini değerlendirme sorunları üzerinde düşünmek, fikir edinmek ve eleştirel bir bakış ileri sürmek herkesin hakkı ve görevidir.