SERİNLEMENİN DOĞAL VE BASİT YOLLARI
Herkesin evinde klima olmayabilir ama serinlemenin başka yolları da var. Örneğin, ayakları soğuk suya sokmak, bileklere ve enseye soğuk bez koymak oldukça işe yarar. Perdeleri kapalı tutmak, evin güneş alan camlarını mümkünse folyo veya güneşlik ile kaplamak iç sıcaklığı düşürür. Duş almak da anlık rahatlama sağlar, hele ki ılık suyla alınan duş vücudu dengeler. Ayrıca buzlu içecekler yerine hafif soğuk su tercih etmek daha iyidir. Çünkü buzlu şeyler mideye aniden yük bindirebilir. Karpuz, salatalık gibi su içeriği yüksek meyve-sebzeler ise tam bir kurtarıcıdır.
SICAK HAVALAR VE SPOR
Yaz aylarında spor yapmak, formda kalmak ve enerjiyi artırmak için harika bir fırsat olsa da, yüksek sıcaklıklar sağlık açısından ciddi riskler doğurabilir. Özellikle öğle saatlerinde ve güneşin en dik açıyla geldiği zamanlarda yapılan egzersizler, vücut ısısının aşırı yükselmesine, su kaybına ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sıcak havalarda spor yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar; yeterli sıvı alımı, güneşten korunma, uygun kıyafet seçimi ve egzersiz yoğunluğunun kontrol altında tutulmasıdır. Ayrıca, sporun nispeten havanın daha serin olduğu sabah veya akşamüzeri yapılması, vücudun aşırı ısınmasını engellemek için kritik öneme sahiptir.
ÇOCUKLAR VE OYUN SAATLERİ
Çocuklar bu sıcaklarda oyun oynamak istiyor, haliyle enerjileri de bitmek bilmiyor. Ama özellikle gün ortasında dışarıda koşturmak büyük risk. Çocukların vücutları henüz tam olarak sıcaklara uyum sağlayamıyor. O yüzden oyun saatlerini sabah erken ya da akşam serinliğine denk getirmek daha doğru olur. Gölgelik alanlarda oynamalarını sağlamak, mutlaka şapka taktırmak ve su molaları vermelerini sağlamakta şart.
KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA?
Herkes sıcaklardan etkilenir ama bazı gruplar var ki, onlar için risk çok daha büyük. Özellikle 65 yaş üstü bireyler, bebekler ve küçük çocuklar için bu kavurucu havalar oldukça tehlikeli. Çünkü yaşlıların terleme mekanizması gençler kadar etkili değil. Bebekler ise vücut ısılarını düzenleyemezler. Ayrıca kalp, tansiyon, şeker gibi kronik hastalığı olanlar da sıcaklardan fena etkileniyor. Ayrıca bu üçlü grup, sıvı tüketimine de pek dikkat edemiyor. Bu nedenle, bu risk gruplarının sıcak havalarda daha dikkatli olmalarını sağlayarak, gerekli önlemleri almalarına yardım etmemiz gerekiyor.
SICAKLIKLARLA YAŞAMAK: YENİ NORMAL Mİ?
İtiraf edelim, bu yaşadığımız sıcaklıklar hiç “normal” değil. Uzmanlar yıllardır küresel ısınma kapıda diye uyarılarda bulunuyordu. Ama artık kapıyı kırıp içeri girdi desek yeridir. Anlaşılan yaz aylarının sadece tatil, dondurma ve deniz demek olduğu dönemler geride kaldı. Bundan sonrası için kendimizi bu yeni “sıcak düzene” göre hazırlamamız şart. Çünkü bu sıcaklar gelip geçici gibi görünmüyor ve alışmamız gereken bir gerçek haline geldiği kesin.