3 Mustafa’nın kahramanlığı
Kaderin tecellisi...
Üç Mustafa...
Başkomutan Mustafa Kemal 40 yaşında.
Mustafa İsmet (İnönü) 37 yaşında ve Mustafa Fevzi (Çakmak) 45 yaşında...
Sakarya Zaferi, üç Mustafa’nın ve vatandan, milletten başka sevgili bilmeyen o kahramanların eseridir.
Falih Rıfkı Atay, zaferi şöyle kaleme alır:
“Ben şimdi İstanbul’un bir köşesinde, bu satırları Sakarya Savaşı’nı kazandığımız için yazabiliyorum. Bu sırada siz, İstanbul denizini hâlâ o zafer şerefine seyrediyorsunuz.”
Zaferden sonra...
19 Mayıs 1919’da, Samsun’da başlayan yolculuğun kahramanı terini sildi, gözlerini ufka dikti...
İstanbul’un işgal edildiği 13 Kasım 1918’de yaveri Cevat Abbas’a, “Geldikleri gibi giderler”, demişti...
Ve artık...
239 yıldır özlenen saldırıya, işgalcilerin vatan toprağından atılmasına sıra gelmişti.
Yapılacak çok iş vardı...
Türk Ordusu’nun “Büyük Taarruz”a hazırlanması gerekiyordu.
Ve, yine savaş tarihinin en riskli saldırı planıyla, tarih sahnesine adımını atmaya hazırlanıyordu...
Savaşın ustası, barışın efendisi...
Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk.
Annenin mektubu
Muharebeler nedeniyle Mustafa Kemal çok yoğundur, kardeşinden mektup gelir.
Yaveri Salih Bozok’a: “Salih, kardeşimden mektup geldi. Paraları bitmiş. Şu notun gizlice anneme ulaşmasını sağla.”
Not, Başkomutan ve TBMM Başkanı Mustafa Kemal’in ruhunu yansıtıyordu.
Ve, o kuşağın vatandan başka sevdaları olmadığının tarihe düşülen bir belgesiydi.
Kısa not şöyleydi: “Bankadaki parayı harcayın. Yetişmezse evdeki halıları satın.”
Evet...
“Yetişmezse evdeki halıları satın.”
İşte, bu milletin namusu böyle kurtuldu.
Cumhuriyet, bu tertemiz ruhla kuruldu.
Şehit kanıyla sulanan bu toprakların, sizlere emanet edilen madalyası budur!..
Hiç kire bulaşmamış, kutsal vasiyet budur...
“Yetişmezse evdeki halıları satın.”🫣