Ormanlarımız için bir Seferberlik ilan edelim
Çanakkale, İzmir ve Bursa’da yangınlardan zarar gören bölgelerde yeni ağaçlandırma çalışmalarına başlayacak.
Çanakkale’de ise işin boyutu biraz daha farklı. Orası yalnızca “Doğaya Saygı” değil, aynı zamanda OPET’in yıllardır sürdürdüğü “Tarihe Saygı Projesi” nin kalbi.
Bu yüzden Nurten Öztürk, “Orada sadece doğaya değil, insanlara da umut ve yaşama sevincini kazandırmayı amaçlıyoruz” diyor.
Bir sonraki adım ise Haziran 2026’da atılacak. Yangın riski yüksek bölgelerde kuru ot ve örtü temizliği seferberliği başlayacak.
Hepimiz biliyoruz; küçücük bir izmarit ya da plastik parçası koca ormanları küle çevirebiliyor.
O yüzden bu çalışma yalnızca doğayı değil; toplumu da bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Peki proje aslında nereden geliyor?
“Doğaya Saygı” 2021’deki büyük yangınlardan sonra, Muğla köylerinde başlatıldı.
Marmaris’in Bayır Köyü’nde yapılan rehabilitasyon çalışmaları köyü baştan aşağı değiştirdi.
2000 yıllık çınar ağaçlarından kadın kooperatifine, köy evlerinin ruhuna uygun boyanmasından 600 saatlik eğitimlere kadar kapsamlı bir dönüşüm oldu.
Milas’ın Çökertme köyünde restore edilen bina ise bugün Halk Eğitim Merkezi olarak kullanılıyor.
Kısacası çöp toplamakla başlayan yolculuk, köyleri ayağa kaldıran bir kalkınma hamlesine; şimdi de yeni ormanlara uzanıyor.
Ve bana kalırsa en kıymetli tarafı şu…
Bu yalnızca bir şirketin projesi değil. Yerel yönetimler, üniversiteler, gönüllüler, devlet kurumlarıyla kurulan ortak bir bilinç hareketi.
Geçen yazıyı şöyle bitirmiştim:
“Bazen bir çöp torbası, sadece atıkları değil, vicdanı da doldurur.”
Bu yazıyı da şöyle bitiriyorum.
“Bazen bir çöp torbası, yeni bir ormanın ilk fidanına dönüşebilir.”
Geçmişle gelecek aynı mekanda İzmir’de olacak
Benim çocukluğumun, gençliğimin en güzel anılarından biridir İzmir Fuarı.
Takvimlerde o günleri işaretlerdik. Kapılar açılınca bambaşka bir dünyaya adım atardık.
Gece ışıkları, havuz başında konserler, renkli pavyonlar, merakla gezdiğimiz sergiler; İzmir’in kalbi orada atardı.
Sonra hayat değişti; fuarlar başka bir kimliğe büründü. Heyecanlarımız azaldı. Ama o eski günlerin hafızadaki yeri hala capcanlı duruyor.
İşte bu yüzden bu yılın fuarı bende ayrı bir merak uyandırıyor.
Çünkü İzmir 94’üncü kez kapılarını açarken, çok özel bir projeye ev sahipliği yapacak.
Kültürpark Atlas Pavyonu’nda “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı – Mustafa Kemal Atatürk” başlıklı sergi yer alacak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bugüne kadar hiç sergilenmemiş 256 kişisel eşyası ve 300’e yakın özel fotoğrafı İzmirliyle buluşacak. Ve bu sergiyi Folkart yapıyor.
Bir başka sürpriz de Refik Anadol’dan geliyor.
Veriyi ve yapay zekayı sanatsal bir dile dönüştüren dünyaca ünlü sanatçının iki sergisi İzmir’de olacak.
“Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege’nin.”
İnsan ve makine arasındaki ilişkinin değiştiği bir dönemde bu sergiyi yapmak anlamlı.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay da; “Atatürk’ün
yaptıkları bize ilham verir, güç verir. Bu sergi özellikle gençler için ilham kaynağı olacaktır” diyor.
Geçmişle gelecek, aynı mekanda buluşacak.🙄