Deniz mahsullü spagetti
Menü boyunca üç şefin ayrı dünyaları, tek bir yazıda birleşti: Bühner’nın disiplinli ve rafine dokunuşları, Bachour’un estetik zekâsı ve Sahakyan’ın ürün merkezli Ege anlatısı aynı masa etrafında bir ‘Ege paragrafı’ yazdı. Bachour’un açılıştaki minik atıştırmalıkları, adeta gelecek olanların bir önsözü gibiydi. Bühner’nın balkabaklı-körili dondurma ve patates köpüğü, vanilyalı tereyağında poşe edilmiş ıstakozu teknik inceliğiyle dikkat çekerken; Sahakyan’ın baharat, denizkestanesi ve kahveyi buluşturan pirinç tabağıyla kuru dinlendirilmiş levreği gecenin hafızalara kazınan imzaları oldu. Eğer Gault&Millau’nun bu gezici formatı, uluslararası şeflerle yerel üreticiler arasındaki diyaloğu kalıcı bir modele dönüştürürse bu etkinlik yalnızca bir yaz gecesi hatırası olarak değil, bölgesel mutfak hafızasında kayda geçmiş bir kilometre taşı olarak da anılabilir.