Onu bütün Berlin tanıyacak
Kaç defa giderseniz gidin her seferinde yeni bir şeyler bulabilirsiniz bu şehirde. Yıllardır gidip geliyorum. Geçen hafta da yine Berlin’deydim.
Kottbusser Tor’da bulunan Café Jenseits’e de gittim, orada gastronomik yemekler hazırlayan Nesrin Kişmar, aynı zamanda sevilen bir yazar.
Kendisinin yakında yayımlanacak kitabı beni heyecanlandırdı.
Konusu roman tadında bir biyografi “Ayşegül Michel erzählt Berliner Nächte” (Ayşegül Michel Berlin Gecelerini anlatıyor).
Bu kitap yakında Almanca olarak Shaker Media etiketiyle çıkacak.
Berlin’de 1980’li yılların sonu bir yılbaşı gecesi, Karavan restoranda sahnede esmer güzeli, incecik dal gibi bir kadın, Ayşegül Michel. Çok yakında onu bütün Berlin tanıyacak, gecelerin davetlerin, organizasyonların aranılan oryantalinin hayatı...
İlgi çeker değil mi?
Ayşegül Michel’in hayatı Türkçe de yazılmış, umarım Türkiye’den bir yayıncı bu kitabın farkına varır.
“Silahlar”da şaşırtıcı bir son var!
Bu filmden beklentiniz gizem/gerilim ağırlıklıysa tam size göre diyebilirim. Zach Cregger’in “Weapons” (Silahlar) filmi beni kendime getirdi. İnsana kendisini yeniden doğmuş gibi hissettiren filmleri seviyorum çünkü düşündükçe bazı şeyleri uyuyamazsın, uyuyamadıkça bir bakmışsın güneş doğmuş. Sınıftaki çocukların kaybolmasıyla başlıyor film, birisi hariç.
Filmde Julia Garner, Josh Brolin, Alden Ehrenreich, Benedict Wong, Amy Madigan, Austin Abrams ve Cary Christopher başrolleri paylaşıyor. Kötülerin, hayatın sürdüğü acı gerçeğine karşı yapabilecekleri tek şey yok etmektir. Bu film de şaşırtıcı bir son var. Var olabilmek için başkalarının ıstırabına ihtiyaç duyanlar, belki bu filmden ders alırlar.