Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, "Karbon ayak izimizi nötrleyeceğiz ve bunu 2026 sonuna kadar yapacağız" dediklerinde bunu sözde bırakmadıklarını, yazılı bir taahhüt olarak da altına imza attıklarını söylüyor.
"Türkiye İş Bankası, önümüzdeki yılın sonunda kendi operasyonlarından kaynaklanan karbon ayak izini nötrleyecek bir kurum.” diyen Aran, bunu sadece kendi söküklerini dikerek yapmadıklarını, kredi portföyünün tümü için yaptıklarını ifade ediyor. Kredilendirdikleri sektörlerde Net Sıfır Bankacılık Birliği’ ne üye bir kuruluş olarak iklim dönüşüm konusundaki aksiyon planını sunan, bunu karbon yoğun tüm sektörlere uygulayan ve sektörel bazda hedef veren bir kurum olduklarının altını çiziyor.
Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, toplumsal dönüşüm boyutunda sadece bankacılık faaliyetleriyle değil sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de öncü rol oynamaya çalıştıklarına, çevre, kültür-sanat, eğitim ve spor alanlarında halihazırda yürüttükleri birçok proje bulunduğuna değiniyor ve; "Bilim yoluyla toplumun dönüşmesi, bilimsel düşüncenin küçük çocuklarımıza kadar indirilmesi, bilim insanı olmanın özendirilmesi ve bilim yoluyla Türkiye ekonomisine katkıda bulunulması için üniversitelerle, ilgili kurumlarla yaptığımız işbirlikleri var. Dolayısıyla bilim boyutu sosyal sorumluluk projelerimizde de önemli bir yere sahip." diyor.
Haziran ayında bilim ve teknoloji alanında imza attıkları küresel çapta değer yaratacak bir işbirliğinin bunun son örneklerinden biri olduğunu belirten Aran, iştirakleri İş Girişim ile birlikte Harvard Üniversitesi bünyesindeki Gökhan Hotamışlıgil Laboratuvarı ile Enlila adlı bir biyoteknoloji girişimini hayata geçirdiklerini söylüyor. Ve “10 yıl süresince fonlayacağımız laboratuvarda, yaşlanmaya ve obeziteye bağlı kronik hastalıkların tedavisine yönelik çalışmaların bir ilaca dönüşmesine destek olmayı kıymetli buluyorum. Bu, aynı zamanda bilimsel bir çalışmayı destekleme konusunda ilham verecek bir model." diyor.
Hakan Aran; ikinci yüzyıla güçlü, moralli ve yetkin insan kaynağı, dünyada inovasyonun yapıldığı yerlere uzanan organizasyon yapısı, güçlü öz kaynak ve finansal modeli ve iştirak yapısıyla girdiklerine dikkati çekiyor. Yeşil dönüşümü, dijital ve toplumsal dönüşümü birlikte ele aldıklarının altını çizerek; bu çerçevede faaliyetlerini döngüsel ekonomiye uygun bir şekilde yenilenebilir enerji kaynaklarının daha çok kullanılmasına, toplumda gelir dağılımı adaletsizliğinden, cinsiyet ve fırsat eşitsizliğine kadar uzanan geniş yelpazedeki sorunların giderilmesine katkı sunacak çalışmalarla bir bütün olarak yürüttüklerini söylüyor.
Bizden sonraki nesillerin de hizmetinde olacağına inanarak, Türkiye İş Bankası’ nın ikinci yüzyılının ilk yılını gönülden kutluyorum.