97’NCİ İÇTİMA (Toplantı)
6 Eylül 1922 Çarşamba
İkinci Celse: (Garp cephesindeki muharebenin muvaffakiyetle devam ettiğini bildiren Erkanı Harbiye’yi Umumiye Riyaseti’nden mevrut şifre ve buna dair icra vekilleri heyeti riyaseti teskeresi okunuyor.
(Yani cepheden gelen şifreli telgraf okunuyor)
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti Celile’sine (Yüce Meclis’e)
Garp cephesindeki Erkan’ı Harbiye’yi Umumiye Vekili Fevzi Paşa hazretlerinden neşrolunmamak (yayınlanmamak) kaydıyla şimdi aldığım şifreli telgrafın suretini takdim ediyorum.
Keyfiyetten haberdar edilmesini rica ederim.”
Türkiye Büyük Millet Meclisi İcra Vekilleri Heyeti Reisi Hüseyin Rauf..
“Afyonkarahisar Dumlupınar meydan muharebesi, düşman ordusunun imha safhasını teşkil eden 30 Ağustos muharebesi, Aslıhanlar, Çal, Eminören mıntıkasında ve Çalköy şarkında (doğusunda) bizzat birinci cephe hattında ve 11’inci Fırka nezdinde bulunan Başkumandan Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’nin nezareti tahtında cereyan eden muharebe neticeyi katiyeye iktiran eylemiştir.(kesin sonuca ulaşmıştır.)
Bu muharebe harbin cereyanı umumisini mukaddes davamız lehine katiyetle tebdil etmiştir;
(Harbin genel gidişini mukaddes davamız lehine kesinlikle değiştirmiştir)
Trikopis ve Anesti gibi en büyük kumandanları başlarında olduğu halde düşman ordusunun asıl gücü kuvvetlerimizin kucağına düşürmüş ve tarumar olmuştur.
Ordularımız için bir hatıra-i tarihiye olmak ve başkumandanımıza muhabbet ve itimadımıza yeni bir delil teşkil etmek üzere, 30 Ağustos 1338 muharebesine Garp Cephesi Başkumandanlık muharebesi adı verilmesi...
Arzu malumat eder ve keyfiyetten yüce Meclisi millimizin de haberdar edilmesi ve bu maruzatımın şimdilik gizli kalmasını rica ederim..
Erkan’ı Harbiye Umumiye Reisi Fevzi...
(Bir dua edilsin) sesleri...
(Nusret Efendi (Erzurum) tarafından dua kıraat edildi.)
CEPHEDEN HABER ALINAMAYINCA
Ankara’daki Millet Meclisi ile, Büyük Taarruz’un yaşandığı Dumlupınar cephesi arası 300 kilometredir. Yani kader kapıya dayanmıştır.
Ankara’daki Meclis’i Kayseri’ye taşıma tartışmaları yaşanmaktadır. İşte böylesine ağır ve acılı günlerdir. O nedenle bu tutanaklarda okuduğum Ankara’da Rauf Bey’i, Vehbi Bey’i, Hamdullah Bey’i Erzurum’dan Nusret Bey’i ve Anadolu’nun her yerinden gelip Milletin Meclis’ini dimdik ayakta tutan, ordusunun arkasında duran Meclis’teki vekillerimizi de rahmetle ve minnetle anıyorum. Ve tutanakları okudukça; Geçen yıl gezdiğim o cepheleri düşündükçe; Tutanaklardaki konuşmaları, tartışmaları, duaları gördükçe.
Bir kez daha başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere; Milletin Meclisi’nde kahramanca ve cesaretle ordusunun arkasında duran vekillerimizi şükran ve minnetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramı’mız kutlu olsun..