‘KÜÇÜK ASYA FACİASI’
30 Ağustos Zaferi’ni izleyen on üç gün, Batı Anadolu’nun çekilen ordu tarafından ağır tahribi demektir. Köyler ve şehirler yakıldı, yerli Helen nüfus çekilmek zorunda kaldı. Yunanistan yakın tarihindeki en önemli faciayı yaşadı. Nitekim bu dönem için Yunan tarihçiliği “Küçük Asya Faciası” adını kendi koymuştur.
İzmir ve Anadolu’da Helen işgali Venizelos’un bir hayaliydi. İngiliz Başbakan David Lloyd George’la Yunanların kullanımı konusunda anlaştılar. Küçük Asya Seferi’nin komutanlığına tayin etmek istediği kral yanlısı olarak bilinen general İoannis Metaksas bu teklifi reddetti. “Küçük Asya Seferi’nin bir macera olduğunu” belirtti. “Yok oldu zannettiğiniz ordularını Türkler yine toparlar ve bir sabah aniden karşınıza çıkarlar” dedi. İç yapıyı bilen kurmay bunu söylemişti ve karşıdaki toplumun (Türkler) birçok Balkan ve Ortadoğu toplumunda görülmeyecek derecede yüksek örgütlenme kabiliyetine sahip olduğunu da bilenlerdendi. Bu özelliği herkes anlamış değildi. Hatta Birinci Dünya Savaşı’nın yorgun savaşçıları arasında bile anlamayanlar olmuştur. Ama kısa zamanda Türk tarihindeki değişmez kanun ortaya çıktı ve felaket anında örgütlenilebildi. Son ana kadar savaşı yürüten komutanlara rağmen millet meclisinde muvafık ve muhalif üyeler gelişmeleri tenkit etmişlerdir. Kısacası, bir konvansiyonel hükûmette görülmeyecek fikir farklılıkları ve muhalefet, savaşla birlikte devam etmiştir.
Eylül 1921 Sakarya Zaferi’nden beri ordu, beklenmeyeni gene beklenmedik bir anda büyük bir gizlilik içinde yerine getirdi. “Süratli Savaş” ve “Yıldırım Taarruzu” 30 Ağustos’a verilecek isimdir.