SÜLEYMANİYE’NİN TAŞLARI
BAZEN sosyal medyayı faydalı işler için bir araç olarak kullanan içerik üreticilerine de rastlanabiliyor. Bunlardan biri X platformundaki “Suriçi’nin Sesleri.” Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın hem mühendislik hem de sanatçı kimliğiyle ortaya koyduğu en önemli eseridir. Çünkü inşaata seçilen alanın böyle bir yapıyı taşıyabilmesi için jeolojik özelliklerine dikkat edilmiştir. Büyük mühendis Mimar Sinan (yeniçeri generali), birkaç yıl süren çalışmayla yapının temelini çapraz iç duvarlarla güçlendirmiş, binanın rutubetini azaltacak su kanalları açtırmış ve ortaya çıkan eser, her şeyden önce tezhib ve hat sanatının işlenişi bakımından en güzel örnekleri vermiştir.
Ne yazık ki caminin kontrolüyle sorumlu makamların bu görevlerini yerine getirmediği görülüyor. Süleymaniye gibi bir caminin mozaiklerinin, zemininin günlük olarak denetlenmemesi, envanterinin düzenli şekilde takip edilmemesi hazindir. Demek ki görevlendirilen personel, vazifesini yerine getirmeyen insanlardan oluşuyor.
GÜN GÜN SÖKÜP GÖTÜRMÜŞ
Yüksek mimar ve restoratör Seda Özen Bilgili, kamuoyunun süslemeleri yeterince izlemediğini söylüyor. Buna şaşmıyorum. Bu şehr-i İstanbul’da mesela Anadolu yakasında oturan birçok vatandaş, okumuş yazmış ve kendini meraklı sanıyor olsa bile Süleymaniye Camii’ne bir kez bile girmemiştir. Böylelerine çok rastladım. Birisi gündelik bir eğlence gibi oradaki taşları gün gün söküp götürmüş. Elbette böyle döşeme taşlarını nereden bulacak? Kim bilir nerede, ne için kullanılacak? Bunun takip edilmemesi tam bir skandaldır.