LOREL-HARDY FİLMLERİNE İLGİ AMERİKALILARI ŞAŞIRTTI
Nâzım Hikmet senaryosunu yazdığı ve yönettiği ‘Bir Millet Uyanıyor’un çekimleri sırasında tutuklanıp Bursa Hapishanesi’ne gönderilince filmi Muhsin Ertuğrul tamamlar. Dublaj çalışmalarını ise dönemin aktörü Ferdi Tayfur sürdürür. Betül İpekçi, Tayfur’un başarısının Amerikalı yapımcıları bile meraklandırdığını söylüyor: “Nâzım Hikmet hapse atıldığı dönemde Ferdi Tayfur dublaj işini geliştirdi. Hatta Lorel - Hardy’de Ferdi Tayfur olağan üstü taklit yeteneğini kullanarak dublaj yapınca bu film bir efsaneye dönüştü. Amerikalılar merak etmiş neden bu filmin Türkiye’de bu kadar ünlü olduğunu anlayamamışlar.”
Betül İpekçi “Onuncu Yıl Nutku işte hâlâ o çalışmanın eseri olarak dinlenir, cızırtılı ve derinden gelir. Ancak Gazi Paşa’nın o kötü ses tonu hiç şüphesiz Osman abimin acemiliğinin eseridir” diye anlatıyor olayı.
Anı kitaplarının en büyük handikabı anlatıcının gerçeğe ne kadar sadık kaldığı konusudur. Belgeye dayanmadıkça hafızası insanı çok kolay yanıltabilir. Betül İpekçi, Cumhuriyet’le yaşıt. Yaşadıklarını 90’larında hatırladığı şekliyle anlatıyor.
Hıfzı Topuz ‘Eski Dostlar’ adlı kitabında bizzat İhsan İpekçi’nin ağzından Atatürk’le yaptıkları çekimin hikayesini yazmıştı. Orada anlatılan çekim macerası Betül İpekçi’nin hatırladığından çok farklı.
Atatürk’ün siyah fon önündeki konuşması işte o çekimin görüntüsüdür.
‘Onuncu Yıl Nutku’ görüntü ve konuşmaları ise Türk - Rus ortak yapımı ‘Türkiye’nin Kalbi Ankara’ filminden alınmadır.
Anıları ne kadar tarihi belge olarak kabul edebiliriz? Kitap biraz bu tartışmaya da kapı açıyor.