Kendi tarihimizden örnek
Mossbridge’in geçmişte birlikte çalıştığı Kaliforniya Noetik Bilimler Enstitüsü’nden Doç. Dr. Dean Radin ise kuantum dolanıklık teorisine (Kuantum literatüründe ‘dolanıklık (entanglement)’ birbirine bağlı iki parçacığın uzayda ne kadar uzakta olursa olsunlar aralarında bilgi aktarabilmesi demek) dayanan ‘Dolanık Akıllar’ adlı kitabında zaman ve mekân sınırlarının ötesine uzanan bilinç fenomenini inceliyor. Tibetli rahipleri, mistikleri ve şamanları örnek alan Doç. Dr. Radin, hava raporu teknolojisi veya askeri radarlardan binlerce yıl öncesinde insanların, mistiklerin durugörüleri ve önsezileriyle yol kat ettiğini hatırlatıyor. Sahiden de geçmiş zaman liderlerinin mistik danışmanları olması adeta bir gereklilikti. Eski Türk kültüründeki bilge şaman Dede Korkut’un beylere ve kağanlara önsezileriyle kılavuzluk etmesi, kendi tarihimizden geçerli bir örnek.
Gelecekten bildirim
Önsezi denen fenomen, bilimsel açıdan bilincimizin doğrusal zamanın ötesini algılayabilmesi şeklinde yorumlanıyor. Doğrusal zaman, dünyada tabi olduğumuz, gündüzün geceyi kovaladığı, sadece ileri akan zamanı ifade ediyor. İzafiyet yani uzayın farklı noktalarında zamanın yavaş veya hızlı akabileceğiyse Einstein’ın en önemli teorisiydi. Son yıllarda uydularla yapılan deneylerle bunun gerçekliği kanıtlandı. Yine de en ünlü astrofizikçiler bile zamanın doğasını gerçek bir muamma olarak görüyorlar.
Zamanı çokkatmanlı düşünen biliminsanları, evrensel boyutta geçmiş ve geleceğin aynı anda var olabileceğini değerlendiriyorlar. Neo-spiritüel öğretilere göreyse evrende yine tek bir zaman hattı yok. Einstein’ın göreceli tarifinden anlaşılacağı üzere tüm zaman hatları kendi akışında ilerliyor. Sonsuz noktalardan kesişen bu sonsuz zaman hatlarının oluşturduğu bütünlüğeyse ‘Küresel Zaman’ deniyor. Doç. Dr. Radin ve Dr. Mossbridge spiritüalizmdeki bu tabirden belki bihaberler fakat aynı kavrama işaret ediyorlar. Dr. Radin önsezilerin kuantum dolanıklık teorisiyle ilişkili olduğunu savunuyor. “Bazı biliminsanları, önsezileri beynimizin gelecekteki kendisiyle dolanık olması şeklinde açıklıyor. Çünkü dolanıklık sadece mekânla değil zamanla da ilişkili” diyen Radin’e göre sezgileri daha açık olan insanlar, ‘gelecekte’ yaşadığı bir olayı hatırlıyor ve anın duygularını gelecekten bildirim olarak yorumluyorlar.