Kimse yavaş koştuğu için eleştirilemez. Ama ülkeyi temsilen Olimpiyatlara gideceksen iş değişir.
O ülke ki yakın zamana kadar Azra Akın gibi dünyanın her yerinde tartışmasız güzel kabul edilen yarışmacılar tarafından sürekli dereceye oynayan bir ülkeydi.
Seçtikleri sözcüklere, benzetmelere katılmasam da... Bülent Ersoy da, Ahmet Çakar da gün gibi haklıydı.
Bülent Ersoy, İdil kızımızı Şabaniye’ye benzetmiş, Ahmet Çakar da “Ben katılsam daha iyiydi” demişti.
Evet, İdil Bilgen erkeksi hatlara sahipti.
Ve evet, İdil Bilgen bütün diğer artı özelliklerinin yanında, yeterince güzel değildi.
Miss World International yarışmasında dereceye bile giremedik.
Şimdi yeni bir güzelimiz var ve yine eleştiri oklarının hedefinde: Ayşe Sena Şeref.
Dolguları, estetikleri bile tartışma konusu.
Kusura bakmayın ama bu kez bizi bastıramayacaksınız.
Eleştirimizi sonuna kadar yapacağız.
Çünkü ortaya bir kez daha çıktı ki, bu yarışmalar her şeyden önce “güzellik” yarışması. Sayılan diğer unsurlar, pastanın kreması.😇