Advanced Placement (AP): AP programı, Amerika’da doğmuş farklı bir sistemdir. Öğrenciler tek yıllık çok çeşitli derslerden seçim yapar; calculus, kimya, psikoloji, sanat tarihi ve daha fazlası. Sınavlar 1 ile 5 arasında puanlanır. Özellikle ABD üniversiteleri, yüksek puanlı AP sonuçlarını kredi olarak kabul eder. AP’nin esnekliği avantajdır fakat sınırları vardır. Avrupa veya İngiltere hedefleyen Türk öğrenciler için AP, IB veya A Level kadar yaygın kabul görmez. Çoğu üniversite, AP’nin yanında lise diploması ve ek belgeler de ister. Bu da parçalı bir tablo yaratır. Dolayısıyla AP, ABD’ye gidecek öğrenciler için mantıklı bir seçenek olabilir fakat tek başına yeterli bir sistem değildir.
A Level: Derinlik genişliğin önünde A Level ise köklü bir İngiliz geleneği olarak öne çıkar. IB’nin aksine, A Level öğrencileri erken uzmanlaşır. Genellikle üç veya dört ders seçilir ve iki yıl boyunca bu derslerde yoğunlaşılır. Bu yaklaşım, öğrencilere güçlü oldukları alanlarda derinleşme fırsatı sunar. Örneğin mühendislik hedefleyen bir öğrenci matematik, fizik ve kimya seçebilir, ikinci bir yabancı dil zorunluluğu yoktur. Hukuk isteyen bir öğrenci edebiyat, tarih ve politika derslerinde yoğunlaşabilir. Bu alan odaklı derinlik, üniversiteler açısından son derece değerli bir göstergedir. Üstelik A Level dünya çapında prestije sahiptir. Oxford ve Cambridge’ten ABD Ivy League okullarına, Asya’daki seçkin üniversitelere kadar A Level sonuçları güvenilir bir ölçüt olarak kabul edilir. IB’deki kadar geniş yük yoktur, AP’deki kadar parçalı değildir. Türk öğrenciler için bu denge çok stratejik bir avantajdır.