DOWN SENDROMLU OYUNCULARDAN HAMLET
Down sendromlu sekiz oyuncunun sahneye taşıdığı Hamlet, Shakespeare’in klasik metnine alışılmışın dışında bir yorum katıyor. Teatro La Plaza topluluğunun, empatiye değil, eşitliğe dayanan bu güçlü sahnelemesinde oyuncular, kendi hayatlarını Hamlet’in evreniyle iç içe geçiriyor, izleyiciye derin bir aidiyet ve varoluş duygusu aktarıyor. Farklılıkta güzelliğin bulunduğu, “kusur” denilen şeylerin kucaklandığı ve Shakespeare’in, sanatın, kültürün herkese ait olduğu bir gelecek hayal eden topluluk New York’tan Edinburg’a pek çok festivalde ayakta alkışlandı. Tiyatronun, bağ kurmak ve dönüşmek için bir alan sunduğunu ve başka mümkün gelecekleri hayal etmeye açılan bir kapı olduğunu bize hatırlatacak oyun 23-24 Ekim’de Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.
BU YÖNETMELİK SAHAFLIĞI BİTİRİR
TÜRKİYE Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı (TYEK) yeni bir ‘Yazma ve Nadir Basma Eserlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik’ hazırladı ve yönetmelik 5 Eylül’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Sahafların ve koleksiyonerlerin büyük tepki gösterdiği ve bu alanın uzmanlarına danışılmadan hazırlandığını ileri sürdükleri yönetmeliğe göre 1928 öncesine tarihlenen yazma eserlere, nadir basımlara, kartpostal, mektup gibi belgelere, TYEK tarafından tescil ettirilme zorunluluğu getirildi.
Yönetmeliğe göre sahaf, koleksiyoner ya da ailesinden kalma eser bulunan herkes bunları tescil ettirmek zorunda. Türkiye’de bulunan kültür varlıklarını, yazma eserleri kayıt altına almayı amaçlayan yönetmelik uygulama anlamında pek çok sakınca taşıyor.
Sahaflar Birliği Başkanı ve Turkuaz Sahaf’ın sahibi Emin Nedret İşli bu yönetmeliğin sahaflık mesleğini bitireceğini, kendilerinin sadece ikinci el kitap satıcısına dönüştüreceğini iddia ediyor. Ali Emiri, İbnülemin Mahmut Kemal gibi yazma eser koleksiyonerlerinin artık çıkamayacağını, el yazmalarının tavan aralarında ve bodrum katlarında çürümeye terk edileceğini belirten Nedret İşli bir an önce yönetmeliğin elden geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
Yönetmeliğe yalnızca sahafların değil, koleksiyonerlerin, kitapseverlerin ve ailesinden kalan eserleri elinde bulunduran herkesin itirazı var.