Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, 2017 yılından beri görev yapıyordu. Şimdi Türkiye’den hüzünle ayrıldığını belirterek, yeni görev yeri Özbekistan’a doğru yola çıkmadan önce “Görüşmek üzere Türkiye” diyor.
COĞRAFYA ve iki ülke açısından kritik yıllarda Ankara’da görev yapan Büyükelçi Aleksey Yerhov, yola çıkmadan önce Hürriyet gazetesinin sorularını yanıtlayarak, dikkat çeken mesajlar verdi. Fransa Lideri Emmanuel Macron, 26 ülkenin Ukrayna’ya güvenlik garantisi sağlaması konusunda anlaştığını açıklamış, Rusya Lideri Vladimir Putin, NATO üyesi Avrupa ülkelerinden Ukrayna’ya ayak basacak askerlerin meşru hedef sayılacağını ilan etmişti. Büyükelçi, bu konuda Rusya’nın bakış açısını şöyle özetledi:
KAYIPLAR ONLARIN VİCDANINA KALIR
“Bu nahoş fakat sarih terim; tam anlamıyla ve tam olarak ‘meşru hedefler’.
- Peki onlar ne istiyor? Silahlı faaliyetler yaşanıyor ve uluslararası ortaklardan biri çatışmanın taraflarından birine siyasi, mali, silah tedariki gibi yardımlar sağlıyor. Bu meselenin bir yüzü, ancak elbette Kiev’e sağlanan bu tür yardımların çatışmayı sadece uzattığını anlıyoruz.
- Ancak tamamen farklı diğer yüzü de taraflardan birinin silahlı kuvvetlerine yardım etmek için birilerinin kendi kuvvetlerini göndermeye niyetlenmesidir. Bu durumda böyle bir kararı veren, bunun sonuçlarının tüm olası ağırlığının bilincinde olmalıdır.
- Sayın Avrupalılar, eğer askerlerinizin Ukrayna topraklarına ayak basmasını (shoes on the ground) istiyorsanız, o zaman kayıplar (Bunlar sadece mümkün olmakla kalmayıp, hatta öngörülebilirdir) tamamen sizin vicdanınıza kalmış olacaktır.”
NİHAİ GÜVENLİK GARANTİLERİ
Gelelim Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin önerdiği çok uluslu güvenlik garantilerine ve Rusya’nın bu modeli kesin reddine… Büyükelçi, bu konuda da net uyarılarda bulundu:
“Sözde ‘İstekliler Koalisyonu’ tarafından oluşturulan nihai ‘güvenlik garantilerinin’ NATO’nun kolektif savunmasıyla pek az ortak noktası olduğunu düşünüyorum.
- Hatta burada tam tersi geçerli. Kuzey Atlantik İttifakı üyesi olanlar da dahil olmak üzere bazı devletlerin, İttifak’ın resmi çerçeveleri ve mekanizmalarının dışında, Doğu Avrupa sahasındaki yoğun askeri varlıklarını güvence altına almalarına ve Ukrayna üzerindeki askeri-siyasi kontrollerini pekiştirmelerine olanak sağlayacak tamamen yeni bir yapı oluşturma girişimleri aşikârdır. Ukrayna’ya da çeşitli cazip vaatlerde bulunulduğu anlaşılmaktadır.