TABİATI YOK EDEMEZSİNİZ
İklim güzel; Torosların havası harika. Açık konuşayım. Otelleşmedeki aşırı katlılığı hiç tasvip etmiyorum. Bir dağ köyünde çekilir manzara değil. Deprem açısından bu bölgenin ülkenin en güvenilir yeri olduğunu biliyorum ama dünyanın en temiz havalı yerinde bile çok katlı binalaşma tasvip edilecek şey değil.
Gülnar’ın kendi halkı ve ziyaretçiler bölgeyi çok seviyorlar. Bu bölgede Semavi Eyice Bey’in tetkiklerinden beri bildiğimiz 3. ve 7. asır arasındaki kalıntılar yer alır. Gülnar’ın sahilinde kalan Ulu Resort Otel’de kaldık. Bu oteli çevrenin profilini bozmadığı, çok katlılığa dikkat ettiği için beğendim. Silifke ve Alanya arasındaki yol Akdeniz’in en güzel rotasıdır. Bu manzara bulunmaz, daha doğrusu bulunmazdı. Bilhassa Alanya’ya yakın yerde Çavuşoğlu firması başta olmak üzere yapılan toplu konutları tasvip etmek mümkün değil. Üst üste binalarla bu tabiatı yok edemezsiniz. Bütün Alanya bu hâlde. İnşaat sektörü bir memleketi bu hâle getirmek hakkına sahip olmamalı. 1963 yılı eylülünde gördüğüm Alanya bugün ortada yok. Satın alan var diye bir ülkenin tabiatıyla bu derecede oynanmaz. Geleceğin Türkleri aklı başındaysa bizlere söylene söylene bu manzarayı değiştirirler.
Toroslar’da yaşayan Türkmen aşiretleri yani bizim Türkmenler Kıbrıs’ın da yerli halkını oluşturur. Çünkü 16. asırdaki yerleştirme daha çok bu bölgeden yapılmıştır. Kıbrıslıların konuştuğu şive de bu bölgedeki gibidir. Bölgedeki masallar, folklor ve arkeolojik doku üzerine de çok canlı araştırmalar yapılıyor.
Sıcak yaz günleri için Toroslar iyi bir dinlenme yeri olabilir. Ön şart doğayı korumaktır. Eski zamanlardaki el değmemiş Toroslar ile bugünkü arasında çok fark var.🤫