Belki de Maeve’e bu kadar bağlı hissetmemin sebebi daha önce benzer bir rol oynamış olmamdır. Ama aslında şöyle düşünüyorum; Maeve kaybın ağırlığını taşıyor, Ruby ise sevginin ağırlığını taşıyordu. Arada böyle bir fark var. Ama aynı zamanda çok ortak noktaları var; ikisi için de aile her şey demek. Dolayısıyla karakterlerimle ortak ya da benzer deneyimler bulabiliyorum.
MESELE HER ZAMAN KARAKTER
◊ “Mare of Easttown” dizisi büyük başarı elde etmişti. Ardından bu projede yer almaya nasıl karar verdiniz? Sizi yeniden bu dünyaya döndüren, ne oldu?
- Brad Ingelsby: Benim için mesele her zaman karakterlerdir. Sırada ne olacağına dair önceden bir fikrim olmuyor. Yazdığım her şey karakterlerden çıkıyor.
◊ İyi–kötü karşıtlığından ziyade, karakterler en kusurlu hâllerindeyken bile izleyiciden onlarla empati kurmasını istiyorsunuz gibi...
- Brad Ingelsby: Kesinlikle öyle. Yazar olarak sürekli ayarlamaya çalıştığınız şey; aynı anda birçok şeyin var olması mümkün. Sürekli kırgınlık, öfke duymak mümkün ve aynı zamanda sevmek de mümkün. Bizim karakterlerle yapmaya çalıştığımız şey, birini “iyi” ya da “kötü” diye boyamak değil; bu kararların nasıl alındığını anlamak.
Ve ekip olarak her karaktere şefkatle, empatiyle yaklaşmaya çalışıyorduk. Mesele, karmaşık karakterlerin özüne inmeye çalışmak. Çünkü gerçek hayatta insanların çok karmaşık olduğunu görüyorum; pek çok katman var. Karakterleri sürekli “stres testine” tabi tutabilmek, daha derine ve daha derine inmenizi sağlıyor; kurguda bir kısmı kesilse bile. İzleyici olarak orada katmanlar olduğunu hissediyorsunuz ve bizim peşinde olduğumuz da bu: Duygusal olarak dürüst bir şey.