DÜNYANIN en etkileyici ve görülmesi gereken otellerinden biri olarak kabul edilen The Museum Hotel Antakya’nın yapımının her aşaması ayrı bir hikâye barındırıyor.
2019 yılında açılan otel önce covid pandemisi ardından da kenti yerle bir eden 6 Şubat 2023 depremini yaşadı. Yapılan gerekli statik kontroller ve tadilattan sonra 2024’ün eylül ayında hem otel hem de bünyesinde bulunan ve 2 bin 300 yıllık bir tarihi barındıran Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi tekrar ziyaretçilerini kabul etmeye başladı. Geçen hafta otelin davetiyle gittiğim Antakya’da hem müze oteli ilk kez görme fırsatım oldu hem de Antakya’nın deprem sonrasında yeniden ayağa kalkma çabalarına şahit oldum.
İNŞAAT ÖNCESİ ARKEOLOJİK KAZI
Asfuroğlu ailesinin 2009 yılında standart bir şehir oteli kurmak için yola çıktıkları proje, sondaj çalışmaları sırasında her biri birer medeniyet hikâyesi anlatan 30 bine yakın arkeolojik eserin keşfiyle bambaşka bir yola sapmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bünyesinde oluşturulan bilim kurulu denetiminde yapılan arkeolojik kazılardan sonra Emre Arolat’ın mimari tasarımıyla otel inşaatına başlanmış. Arkeolojik eserlere zarar vermeden açılan 66 adet kuyuya dikilen metal ayaklar üzerine çelikkonstrüksiyonla 200 odalı ikonik yapıdaki otel yapılmış. Geçmişle geleceği bir arada sunan, Eyfel Kulesi’nden üç kat daha fazla çelik kullanılan bu yapı her köşesiyle ve içinde bulundurduğu tarihle dünyanın en büyüleyici otellerinden biri.