Lucien Arkas, bunun tam tersini yapıyor.
Köşkler restore ediyor, müzeler açıyor, sanat eserlerini getiriyor.
Ve bütün bunları bir gün çocukların, gençlerin görebilmesi için yapıyor.
Hiçbir beklentisi yok.
Ne bir ödül, ne bir alkış.
Sadece hatırlanmak.
“Bizden sonrakiler anlatsın, yeter” diyor.
Belki de bu yüzden, İzmir’de dolaşırken şunu düşünüyorum.
Lucien Arkas’ın yaptığı işler, sadece sergiler ya da binalar değil...
Aslında kentin ruhuna eklenen yeni bir iyimserliktir.🤨