GERÇEKTEN TATİL YAPIYOR MUYUZ?
✈️ 50 hafta çalışıyoruz, 2 hafta tatil yapıyoruz. Ama asıl soru şu: O 2 haftada gerçekten tatil yapabiliyor muyuz?
Geçmişte başıma gelen iki hikâye var.
🏖 Bir gün yıllık izindeyim. Eşimle birlikte otele giriş yaptık, sabah saat 11. Hemen mayoları giydik, kapıya yöneldik. Tam odadan çıkacağım hoooop telefon çaldı. Arayan tabii ki müdürüm.
“Ziya, çok acil bir rapor lazım.”
Sonuç? Ben 2 saat odamda rapor hazırladım, sonra denize inebildim. Tatilin ilk günü, ilk dakikasında ofise bağlanmış oldum. 🤦♂️
🇩🇪 Bir de Bayer döneminde yaşadığım Almanya hikâyesi var. Çok kritik bir onay gerekiyor sistemden. Onaylaması gereken Almanya'dan biri. Mail attım, cevap yok. Mesaj attım, cevap yok. En sonunda telefonla aradım:
– “Çok önemli, sisteme girip bir onay verir misin?”
Aldığım cevapla yumruk yemiş gibi oldum.
– “Herr Yilmaz, ben tatildeyim. 30 gün sonra, tatilim bitince ancak onaylarım.”
Ve gerçekten de 30 gün sonra onayladı. 😅
İşte kültür farkı! Bizde tatilde olmak “mekân değişikliği” anlamına geliyor. Almanya’da ise “dokunulmaz bölge.”
📌 Biz sınır koymayı bilmiyoruz. Tatildeyken bile “ayıp olur” diye açıyoruz telefonu, “sorumsuz görünmeyelim” diye rapor hazırlıyoruz. Oysa en büyük sorumluluk bazen kendine, ailene ve zihnine dinlenme hakkı vermek.
Belki de artık şu soruyu sormalıyız:
👉 Tatil mi yapıyoruz, yoksa ofisin başka bir şubesine mi taşınıyoruz? 😏
Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?