1683 yılında, İkinci Viyana Kuşatması ile başlayan çekilmeyi Osmanlı önleyemez.
Neden?
Osmanlı’da Koçi Bey Risalesi’ne bakın!
Adam kayırmacılık ve yozlaşmanın yaygınlaşması ve liyakat sisteminin yok olmasının Osmanlıyı nasıl kemirip yok ettiğini görürsünüz.
Tarikat ve cemaatlerin, Osmanlıyı nasıl çöküşe sürüklediğini ibretle izlersiniz.
1916-1918 yıllarında, Arapları Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklandıran İngiliz casus Yarbay Thomas Edward Lawrence ne demişti?
“Osmanlı İmparatorluğu’nu Orta Doğu’da parçalama başarısını, yöredeki etnik mozaiği birbirine karşı kullanarak elde ettim.”
Demişti ama, hayalciliğin tepeden tırnağa hüküm sürdüğü ve ihtirasın zirve yaptığı bir ülkeyi hiç aklına getirmemişti.
Türkiye, 15 Temmuz 2016 hain darbe girişimiyle, Balkan felaketinden daha büyük bir utanç yaşadı.
Kaç yıl önce?
Sadece 9 yıl önce...
Bedenini ve beynini CIA’nın güdümündeki FETÖ’ye kiralamış müritler, Türk ordusuna tarihinin en büyük lekesini sürdüler.
Bu müritlere, kimler en yüksek sicili verdi ve kimler en kritik görevlere atadı?
Kimler sürekli yanında taşıdı?
Bu soruların cevapları bulunsaydı eğer, şu anda kurumlarda FETÖ de olmazdı, diğer tarikat ve cemaatler de kökleşmezdi.
11 Eylül 2025’te, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla, 37 ilin emniyet müdürü değiştirildi, 22 emniyet müdürü merkeze alındı.
Cumhur İttifakı’nın ortağı Devlet Bahçeli’nin Basın Danışmanı Yıldıray Çiçek, bu konuda “Yeni Bir Paralel Yapının İzleri” başlıklı bir yazı kaleme aldı.
Yazısında, “Sayın Devlet Bahçeli’nin ‘yeni bir paralel yapının izleri’ne dikkat çekmesi ne tesadüf ne de yersiz bir endişedir” dedi.
TSK, emniyet ve istihbaratın, milli şuura ve mücadele azmine sahip isimler arasından seçilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhur İttifakı’nın ortağı Bahçeli’nin, bu atamalardan ve devlet kurumlarında cemaat ve tarikatların kadrolaşmasından rahatsız olduğu belli.
Bu konuda ilk kez, iktidar ortağından ciddi bir çıkış yapılması daha da önemli.
Yerinde ve doğru bir çıkış...Sayın Bahçeli haklı...
TSK, emniyet ve istihbaratta olmak üzere, kurumlarda cemaat, tarikat yapılanması gerçeği ile karşı karşıyayız.
9 yıl önceki hain darbe girişiminden ders almak istemeyen, “Yeni Türkiye”nin durumu budur.
Bu ülke, Türk ordusunda “Sarıklı Amiral” gördü.
“Sarıklı Amiral”, cezasız olarak 2024’te emekliye sevk edildi.
Amirallik rütbesi verdiğimiz bu amiral, hangi tarikata bağlıydı?..
Bir de, “Takkeli General” çıktı.
Tam 7 yıl Tugay Komutanlığı yaptı, 2023’te emekli edildi.
Generallik rütbesi verdiğimiz ve 7 yıl farkına varmadığımız bu general, hangi cemaate bağlıydı?
Tuzla Piyade Okulu’nda, 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü Anma Töreni’nde, yakasına Atatürk fotoğrafı takmayan teğmen gördü bu millet...
Bu Teğmen, Harp Okulu’ndan nasıl mezun edildi?
Ve hangi tarikata bağlıydı?
30 Ağustos 2024’te, Mezuniyet töreninde “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diyen teğmenler ihraç edildi bu ülkede...
Başka söze gerek var mı?..
Mesela tüm bakanlıklar incelensin...
Cemaat, tarikat yapılanmasının hangi düzeyde olduğu görülsün?
Sayın Bahçeli’nin ilk kez dile getirdiği, cemaat ve tarikat yapılanması BEKA sorunudur.
Liyakat sisteminin çökmesi de, daha büyük bir BEKA sorunu...