NEDEN ÜÇ AYAKLI KEDİ
Christine Tohmé, üç yıla yayılacak ve üç ayakta tamamlanacak bienali neden bir kediye bir kediye benzettiğini ise şöyle açıkladı: “Giderek hızlanan yıkım, zorunlu göçler ve önü alınamayan krizler tüm ufukları ve gelecek olasılıklarını paramparça ediyor. Sürekli daralan bir şimdiyle karşı karşıya kalan bedenlerimiz, pek çok saate ayak uydurmaya zorlanıyor: kimisi hızlı kimisi yavaş kimisi bozuk. Bir sendeleyip bir ileri atıldığımız ikili bir devinim içine hapsolmuş, dengede durabileceğimiz adımı atmaya çabalıyoruz. Tıpkı kedi gibi biz de kendi etrafımızda dönüyor, kıvrılıyor, kaybolup yeniden ortaya çıkıyoruz. Yönümüzü bulmaya çalışırken, dinlenmeyi öğreniyor, bir yandan da korunmaya ve onarılmaya muhtaç parçalarımıza sahip çıkıyoruz.”
‘DUALARIM VE DÜŞÜNCELERİM ONLARLA’
Bienalin resmi açılışı ise salı akşamı Haliç’teki Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen törenle yapıldı. Buradaki törene de Ömer M. Koç’un Gazze’deki soykırıma isyan ettiği sözleri damga vurdu. Koç, konuşmasında, “Kalbim Gazze’nin uzun zamandır acı çeken halkıyla. Dualarım ve düşüncelerim onlarla. Hâlâ bazı insanların bu korkunç soykırımı destekleyip, haklı görmeyi sürdürmesine inanamıyorum. Fakat gerçekler ve adalet sonunda galip gelecek” dedi.
Ömer Koç, 2007’den bu yana İstanbul Bienali’ne desteklerinin sürdüğünü ve 2036 yılına kadar devam edecek bu uzun soluklu işbirliğini, sadece bir sponsorluk ilişkisi değil, ortak bir vizyonun, müşterek bir idealin yol arkadaşlığı olarak gördüklerini de belirtti: “İKSV ile kurduğumuz bu kıymetli bağ vesilesiyle çağdaş sanatı herkes için erişilebilir kılma ve ifade özgürlüğüne alan açma yolunda önemli adımlar attığımıza inanıyorum. Çözüm bekleyen meselelerin endişe verici bir süratle arttığı günümüzde, sanata ve sanatın dönüştürücü gücüne her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim. Bu yılki bienalin kavramsal çerçevesi olan ‘Üç Ayaklı Kedi’, tam da bu bağlamda zorlu durumlarda kendini koruma ve ayakta kalma ihtiyacından doğan bir dirençli olma haline odaklanıyor.”
GAZZE’NİN KALBİNDEN GELEN MESAJ
Bienalin ana mekanlarından Zihni Han’da Gazzeli sanatçı Sohail Salem’in defterlere mürekkeple çizdiği eskizlerden oluşan ‘Gazze Günlükleri’ de yer alıyor. 1974 yılında Gazze’de doğan sanatçı 2023’te Filistin’de devam eden soykırım sırasında Deyr el-Belah’a yerleşmek zorunda kalmış. Çizimlerini Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı tarafından dağıtılan okul defterlerine yapan sanatçı kuşatma altındaki günlük yaşamını resmetmiş. Çizimler kuşatma altındaki Gazze’den gizlice çıkarılmış. Eser açıklamasında “Bu sayfalar sanat eseri olmasının ötesinde birer tanıklık, haberler ve medyanın hâlâ dile getiremediklerine dair görsel bir arşiv. Gazze’nin kalbinden gelen bir mesaj ve buradaki yaşamın gerçekliğine açılan bir pencere” deniliyor.🤫